İçin arşiv Şubat, 2010

Liberalizm, Birey ve Devlet

9 Şubat, 2010

Liberal demokrasi terimi demokrasinin liberal olanını ifade etmektedir. Peki, libnkapakgeral olmayan demokrasi de var mıdır? Demokrasi sosyal hayatta insanın/bireyin özgürlüğünü sağlayan siyasi sistemdir.  Demokrasi bireyin özgürlüğünü savunur ve bireyin özgürlük alanını genişletmeye çalışır. Toplum içinde özgür, devlete karşı hür bireylerden oluşan ve insanın hürriyet içinde siyasi ve ekonomik bağımsızlığını geliştiren bir sistemi savunur.

Demokratlık, hürriyet-i vicdan “kavmin efendisi ona hizmet edendir” hadisine dayanabilir.  Ancak demokrat olmak için liberal, yani hürriyetçi düşünceye ve fikirlere ihtiyacımız vardır. Hürriyet düşüncesi insan zihninde başlar ve sadece kendi hürriyetini düşünmez, başkalarının hürriyetini savunmayı da gerekli kılar. Özgürlüğü sadece kendine özgürlük olarak anlamak bencilliğin ve despotizmin bir başka şeklidir. » Devamını Oku: Liberalizm, Birey ve Devlet

İşsizlik Problemi

8 Şubat, 2010

2455Raporlara göre Türkiye’de 20-24 yaş arasındaki Lise mezunu gençlerin % 55’i, Üniversite mezunlarının ise % 41’i iş bulamama sorunu ile karşılaşmaktadır. İşsizlik meselesi artarak devam etmekte ve toplusal barışı tehdit etmeye başlamıştır. İşsizlik ihmal edilemeyecek kadar büyük bir problemdir. Bütün kötülükler işsizlikten çıkar.  Konu ile ilgili acil eylem planı yapılmadığı ve hayata geçirilmediği takdirde çığ gibi büyümeye devam edecek demektir.

2009 yılı itibariyle ülkemizde işsizlik oranı kırsal kesimde % 11, kentlerde % 21 olarak görülmekte; ortalama olarak bu durum % 17’ye çıktığı uzmanlar tarafından ifade edilmektedir. İşsizliğin en büyük sebeplerinden birisi “ucuz ithalat”tır. Ülke ithal malların istilasına uğramıştır. Bu da ülkemizde fabrikaların kapanmasına sebep olmuştur. Yalnız Turizme destek vermek ve yatırımları sadece bu sahada yapmak istihdam için yeterli değildir. Bu nedenle ihracat desteklenmeli ve ithalat kontrol altına alınmalıdır. Üretim imkânı olan sahalarda ithalata sıcak bakılmamalıdır. » Devamını Oku: İşsizlik Problemi

Özelleştirme ve Tekel

7 Şubat, 2010

Devlet tekelinde ve güvencesinde olan ticari işler ve işletmeler maalesef gerek istihdam açısından gerekse fayda ve hizmet açısından verimli olmamaktadır. Devlet bir şeyi yaptığı zaman insanlar devlet ile yarışamadığı için o sahadan çekilmektedir.A04020FA_01_detay

Devlet istihdam açısından çok düşük seviyede kalmaktadır. Özele devredildiği zaman hem iş ve hizmet kalitesi, hem de istihdam artmaktadır. Örneğin, Radyo ve TV devlet tekelindeyken hizmet ve istihdam ne kadar düşük seviyede iken özel sektörde ne derece kalite ve istihdam oranının arttığı bir gerçektir. Hava ulaşımı da aynı şekilde değerlendirilebilir.

Tekel’in özelleştirilmesi nedeniyle işten çıkartılan 12 bin işçinin dramı olarak takdim edilen durumu aynı şekilde değerlendirmemiz mümkündür. Bununla beraber işten çıkarılan işçilerin mağduriyetinin giderilebilmesi için 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılı yasa ile “Özelleştirme Kanununa” ek bir madde ilave edilerek Özelleştirme nedeni ile işsiz kalan personelin Devlet Memurları Kanunu’daki 4c maddesi ile geçici personel statüsünde işe alınmalarına imkân tanınmaktadır. Böylece 1992 yılından itibaren özelleştirilen şirketlerde işini kaybedenler kamuda geçici olarak istihdam edilmesine imkân sağlanmış olmaktadır. » Devamını Oku: Özelleştirme ve Tekel

Tekel İşçileri

7 Şubat, 2010

Tek8FAel işçileri haklarını aramak için iki aya yakın Ankara’da Türk-İş Sendikası önünde eylemlerine devam etmekteler. Hükümet kendilerini haklı bulmadığı için anlaşmaktan kaçınmakta ve bundan sonraki eylemlere gerekçe olmaması için hiçbir isteklerini kabule yanaşmamaktadır.

Burada hükümet kendi açısından, tekel işçileri ise kendi açılarından haklı görünmektedir. Hoca’nın fıkrasında olduğu gibi kimi dinlerseniz kendimizi “Haklısın” ve “Sen de haklısın” demek zorunda hissetmekteyiz.

İşin birkaç yönü vardır:

Birincisi: İktidar bu durumu güç kavgası olarak görmekte ve işçilere istediklerini vermemekle gücünü ispat etmek istemektedir.

İkincisi: Kamu kaynaklarının kullanımı açısından meseleye yaklaşanlar da çalışmadıkları halde iki seneye yakın asgari ücretin iki-üç katı maaş alamaya devam etmekte ve bunun emekliliğe kadar devamı için mücadele etmektedirler. Bir taraftan da asgari ücretle iş aradıkları halde bulamayan milyonlar sırada beklemektedir. Bunların önemli bir kısmını üniversite mezunu teşkil etmektedir. Bu nedenledir ki Başbakan “yetimlerin hakkını kimseye yedirmem” diyerek Tekel işçileri ile anlaşmaya yanaşmayacağını ifade etmektedir. » Devamını Oku: Tekel İşçileri