Archive for Temmuz 19th, 2010

Anayasa Değişikliği Demokratik mi?

Temmuz 19th, 2010

Mustafa CAN

Hayır diyebilmek bir şahsiyet ve karakter ifadesidir. Kendisini geliştirememiş ve şahsiyetini bulmamış kişilerin en belirgin karakteri kimseyi kırmamak ve herkesin sevgi ve sempatisini kazanmak için her söylenene “Evet” demektir. Prensip sahibi şahsiyetli birisi ise prensiplerine uygun bulmadığı bir teklife “Hayır!” şeklinde cevap verir.

İçerisinde doğrunun da yanlışın da bulunduğu ve tek bir seçenekten başka çıkışı olmayan birisi ne yapmalıdır? “Evet!” diyerek yanlışa ortak olmaktan ise “Hayır!” diyerek fedakârlık göstermesini bilmeli ve yanlışa müsaade etmemelidir. İşte o zaman kişi şahsiyetini bulmuş demektir.

Gerektiği zaman “Hayır!” diyebilmek kararlılığın göstergesidir. İnsan hissiyatına, kendisini tahrik eden ve zorla bir şeyler yaptırmak isteyenlere, nefsanî arzularına ve öfkelerine “hayır!” dedikçe olgun bir insan olmaya ve hayatta başarı merdivenlerini tırmanmaya başlamış demektir.

Eskiden dindarlar oldukça duyarlıydılar. Ama son yıllarda parayla ve makamla tanışarak sistemle barıştılar. Dindarların görevi yanlışa, haksızlığa, zulme ve her nevi baskıya “hayır!” demek olmalıdır. Batı toplumu “Demokrasi” ile “hayır!” demeyi öğrendi ve gelişmeye başladı. Daha önce gerek kilisenin, gerekse kralların her isteklerine “evet!” diyorlardı; onlar da halkın bu uysallığından faydalanarak keyfi yönetimlerine devam ediyorlardı. Sonra Demokrasi geldi ve “Referandum” süreci başladı, insanlara bir güven geldi. Çünkü “Tercih” yapabiliyorlardı ve “Evet” dediği gibi “Hayır” da diyebiliyorlardı. Şahsiyetlerini buldular ve kendilerine geldiler. » Read more: Anayasa Değişikliği Demokratik mi?

Paketin Tümünün Değerlendirilmesi

Temmuz 19th, 2010

Kâzım GÜLEÇYÜZ /Yeni ASYA

http://www.yeniasya.com.tr/2010/07/18/yazarlar/kgulecyuz.htm 

Önceki dört yazıda, referanduma sunulacak anayasa paketini oluşturan 26 maddeyi tek tek gözden geçirmiştik. Şimdi de toplu bir değerlendirme yapmaya çalışalım. Bir defa, maddelerin sıralanış biçiminde dahi görüldüğü üzere, pakette bir insicam yok. Alâkasız konular birbirinden kopuk maddelerle düzenleniyor. Yekdiğeriyle irtibatlı konular bile, araya başka maddeler konularak, rastgele yerleştirilmiş.

En hafif tabiriyle dikkatsiz, özensiz ve savruk bir yaklaşıma işaret eden bu durum, anayasa değişikliğinin gerektirdiği ciddiyetle bağdaşmıyor.

Keza kadın-erkek eşitliğine dair cümlesi kimilerince “pozitif ayrımcılık” diye övülüp desteklenen, ancak uygulamada müfrit feminist fantezilere prim verebilecek tarzda, son derece tuhaf bir ifadeyle kaleme alınan ilk maddenin üslûbu da aynı özensizliğin içeriğe ilişkin boyutuna bir örnek. » Read more: Paketin Tümünün Değerlendirilmesi

12 Eylülle Hesaplaşma…

Temmuz 19th, 2010

Mustafa CAN

Bu gün 12 Eylül ile hesaplaşmak mümkün müdür? Aradan tam 30 sene geçmiş. 12 Eylül 1980 günü doğanlar şimdi 30 yaşında ve o gün 20 yaşında olanlar da 50 yaşına girmiş bulunmaktadırlar.

12 Eylül ihtilalinin gerekçelerine bakalım. Anarşi, terör, iktidarın CHP ile uzlaşmaması ve Cumhurbaşkanı seçiminin yapılamamış olması… İhtilal, partilerin kapatılması ve 82 Anayasası ile yeni bir dönemin açılması. Referandum ve % 92 “Evet Oyu” ile Anayasa’nın kabulü ve İhtilal lideri Kenan Evren’in Cumhurbaşkanı olması ve dokunulmazlıklar…

12 Eylülden sonra Kemalist ideoloji anlayış değişikliği yaparak gelişen dinci akımların desteğine ihtiyaç duydu ve “Din Derslerini” Anayasal zorunluluk haline getirerek dini cemaatlerle anlaştı. Sonra hedefine “Komünistleri” koyarak “Bu Anayasa’ya karşı çıkanlar komünistlerdir” diye tüm dindarların desteğini aldı. Sonrasında 12 Eylül siyasi iktidarını da ANAP ile kurdu ve devam ettirdi.

Kemalizm Okullara cebren koyduğu “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi” ile güçlendikçe güçlendi. Zira “İnkılâp ve Atatürkçülük” dersi yeterli olmadığı için “Din Kültürü” adı altında Lâiklik ve Kemalizm dersleri verildi. Aradan geçen 30 sene sonunda dindar insanların geldiği noktada din hayatın daha da gerisine itilmiş oldu. » Read more: 12 Eylülle Hesaplaşma…

hits counter