Arılar ve Demokrasimiz

Haziran 4th, 2010 by admin Leave a reply »
Mustafa CAN
Topluluk içinde cumhuriyet kurallarına göre bir arada koloni halinde yaşayan sosyal küçük kuşlara “arı” denir. Bal arısı koloni halinde yaşarlar mükemmel bir iş bölümü ve vazifeşinaslıkları vardır. Bu koloni içinde bir ana kraliçe arı, birkaç yüz erkek arı ve 10-80 bin işçi arıdan meydana gelir. Toplu halde bir kovan içinde yaşarlar.

Arılar hep beraber çalışırlar. Bu kovanı “ana arı” yönetir. İşçi arılar her türlü işi üstlenmişlerdir. Ana arı petek gözlerine her gün en az 2000 adet larva bırakarak arı neslinin devamını da sağlarlar. Kraliçe arı herhangi bir sebeple ölürse bu defa işçi arılar ana arı üretmek ve lider yetiştirmek için bir kısım larvaları arı sütü ile daha çok beslemeye başlarlar. Böylece yalancı ana arılar türer. Bunlar erkek arılarla döllenmeye müsait olmadıkları için petek gözlerine döllenmemiş yumurta bırakırlar. Bu yumurtalardan da işçi arılar türemez, tembel ve bal yemekten başka bir şey yapmayan büyük arılar çıkar. Bu tembel arıları işçi arılar öldürmeye başlarlar. Ancak çok sayıda türedikleri için zamanla hem balı yer bitirirler, hem de kovan bu arılar tarafından istila edilir. Bir müddet sonra kovanda bal kalmadığı için bu arılar da ölür ve kovan söner ve yok olur. Bunun sebebi kraliçe arının olmaması ve onu yerine yalancı kraliçe ve lider arıların türemesidir.

İşçi arılar arasında çok mükemmel bir iş bölümü ve disiplin vardır. Bu sayede hiçbir iş aksamadan yürür. Kovanın temizlenmesi, soğutulması, peteklerin inşası, çiçek özelerini toplanması, bal haline getirilmesi, su taşınması, larvaların farklı şekillerde beslenmeleri ve kovanın istilacı ve yabancı arılara karşı korunması çok mükemmel şekilde sağlanır. Arılar birbirlerine benzerler. Buna rağmen yabancı bir kovanın bal çalmaya gelen arıları anında fark edilir ve kovanın dışına atılır. Yabancı haşereler anında kovan dışına atılır. Atılamayacak kadar büyük olanlar da mükemmel şekilde mumyalanarak kokması ve çürümesi önlenir ve kovanın içinde bir yerde muhafaza edilir.

Kraliçe arı hiç durmadan yumurtlar. Bu yumurtaların içinde yeni ana arılar çıkar. Her ana arının bir kokusu vardır ve bunu diğer arılar tanır, bu koku onun etrafında toplanan tüm arı ailesine sirayet eder. Yabancı ana arı ve onun ailesi bu şekilde fark edilir. Yeni ana arılar kovandaki yeni arıların lideri durumuna gelince ve kovan arıyı almamaya başlayınca sıkıştırılırlar ve yeni ana arı kovandan dışarı atılır. Onu takip edenler de onunla birlikte dışarı çıkarlar ve ana arıyı takip ederler. O nereye konarsa onun etrafında toplanır yeni bir aile teşkil ederler. Bu olaya “oğul verme” denir. 

Arılar kendilerini korumak için kuyruklarındaki iğneleri kullanırlar. Bal arısı büyük bir tehlike olmadığı sürece bunu kullanmaz ve kimseye zarar vermez. Zira bu durumda çengelli olan iğnelerini nereye batırırlarsa oradan çıkaramaz ve iğne bağırsakları ile beraber orada kaldığı için bal arısı ölür. Böylece başkaları için bal yapan bu arılar kendileri çok aza kanaat ettikleri gibi, bir başkasına zarar vermeye tahammül edemez ve bunu hayatları ile öderler.
 
Bir de “sarı arı” denilen arı cinsi vardır ki bunlara “eşek arısı” da denmektedir. Bunlar ne petek yaparlar ve ne de bal yaparlar. Sadece nesillerini devam ettirmek için salgıları ile kâğıt üretirler ve ağaç kovuklarına ve duvar oyuklarına yaptıkları yuvalarını yavrulamak için kullanırlar. Onları ve kendilerini beslemek için de bal arılarının yuvalarına ve kovanlarına saldırırlar. Yağmaladıkları balları yerler ve yavrularına yedirirler. Bunlar oldukça iri yapılı ve güçlüdürler. Kuyruklarındaki iğneleri kendilerini korumak için değil saldırmak için kullanırlar. Bu iğneleri zehirli ve sivri olduğu için bal arıları gibi bir defa kullanmaz, defalarca kullanarak düşmanlarını öldürür ve yağmacılık yaparak geçinirler.

Bizim demokrasimiz arıların bu haline benzemekte ve aynı özellikleri göstermektedir. Ne zaman bal arısı balı yapıp kovanı balla doldurursa ya kovan içindeki yalancı ana arıların türeyerek balı yemelerine veya arıya çok benzeyen “yabani arıların” istilasına uğrayarak yapılan bal yağmalanır. Bu ikisi de arıdır ve dışarıdan fark edilmez. Ancak yaptıklarından ve icraatlarından ne oldukları bilinir. Hatta “yabani arılar” daha güçlü oldukları ve saldırıyı daha başarılı yaptıkları için dışarıdan bakanlar onları kahramanlık damarı ile alkışlarlar. Ama ne var ki bal bittikten sonra kendileri de biter; ama kovanı da içindeki gerçek bal arılarını da mahvederler.

Allah bal arılarına yardım etsin.

Gerçek demokratlar onlardır.

Bu Yazıyı Paylaş:
  • Print
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Live
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Twitter
Advertisement

1 comment

  1. kayrahan diyor ki:

    güzel arıların hakında bilgiler
    çok güzel olmuş

Bir Cevap Yazın

hits counter