AKP’nin Yalanları!

Ağustos 22nd, 2010 by admin Leave a reply »

Mustafa CAN

Siyaset yalana çok revaç vermiştir. Bediüzzaman Said Nursi hazretleri asrın başında Şam Cami-i Emevi’de okuduğu hutbesinde “Güzel ahlakını tamamlamak için gönderilen” peygamberimizin (sav) ortaya koyduğu ahlâki esasların başında doğruluğun geldiğini ifade ettikten sonra şöyle buyurur: “Ben bu zaman ve zeminde, beşerin hayat-ı içtimaiye medresesinde ders aldım ve bildim ki: Ecnebiler, Avrupalılar terakkide istikbale uçmalarıyla beraber bizi maddî cihette kurûn-u vustâda durduran ve tevkif eden altı tane hastalıktır” dedikten sonra Birincisi “Ümitsizlik” ikinci hastalık olarak da “Sıdkın hayat-ı içtimaiye-i Siyasiyede ölmesi” olarak ifade eder. Üçüncüsü de “Adavete muhabbettir” ki bu da ikinci hastalığa yakalananların kendi siyasi düşüncelerine ve yanlışlarına destek olmayanlara düşmanlık yapmalarını netice vermektedir. (Şimdi bu yazıyı okuyan AKP sempatizanları ‘acaba dedikleri doğru mu yanlış mı’ demeden iman kardeşi olduğumuzu unutarak düşmanca saldırılarda bulunacaklarıdır ki bu onların ikinci ve üçüncü hastalığa yakalandıklarının delili olacak ve Bediüzzaman’ın haklılığını da kanıtlayacaktır.)

Bu girişten sonra gelelim AKP’nin yalanlarına:

1. Yoksulluğu, yasakları ve yolsuzluğu ortadan kaldırdık. (Bu sekiz sene önceki seçim beyannamesinde halka en önemli vaatlerinden birisiydi. Şimdi bunu kaldırdıklarını iddia etmektedirler.) Diğer taraftan da diyorlar ki “Biz yoksullara yönelik yardımları artırdık.” Şimdi yoksulluk azaldı ise yardımlar neden arttı? İşte size çelişkili reklamlar. “Şecaat arz ederken merd-i kıptî sirkatin söylermiş!” Peki, gerçek nedir? 2008 itibarıyla Türkiye’de yoksulluk oranı % 17.11 dir. Yani Yüz kişiden on yedisi yoksulluk sınırının altındadır. 374 bin kişi açlık sınırının altında yaşamaktadır. Yoksulluk sınırında yaşayanların sayısı ise 11 milyon 933 kişidir.

Yasaklar aynen duruyor. Bunların başında ise “Başörtü Yasağı” gelmektedir. Düşüncenin suçları artarak devam etmektedir. Zaten Türkiye bir yasaklar ülkesidir. (Şimdi bu yazıyı okumasınlar, belki bunu da yasaklayabilirler…)

Yolsuzluklara gelince… Yolsuzluk yok oldu diyemeyeceğiz, her gün gazetelerde bununla ilgili onlarca haber yer almaktadır. Eskiden bir iki haber olurdu ve olay olurdu. AKP iktidarı ile “Yolsuzluk yol oldu.” Zira her ay Kamu İhale Kurumu (KİK) ile ilgili yeni bir değişiklik yapılıyor. Hükümet devleti değil de parayı yönettiği için nasıl harcanacağını kendisi belirliyor. Eh “Bal tutan parmağını yalar” “Düven süren öküzün ağzı bağlanmaz.” Buradan kimlere ne gibi ve nasıl çıkar sağlanacaksa bunların tamamı yasal hale getiriliyor. Çıkarlar yolsuzluk sayılmaz değil mi yani?! Rüşvet de zaten ortadan kalktı, onun yerine hediye falan veriliyor. Hediyeleşmek ise biliyorsunuz iyidir! Eh devletçi zihniyet ekonominin yönetimini devletin ve hükümetin eline verirse olacağı budur. Sonra da ‘Liberal Ekonomi’ ve “serbest piyasa’dan bahseden nutuklar atarak devletçiliğe sözde savaş açarız. Millet de bizi demokrat bilir. Değil mi yani?!!

2. Tarım sektörü iki kat büyüdü. Gerçek ise bunun tam tersidir. Maalesef AKP iktidarı ile Tarım Sektörü küçülmüştür. Çünkü tarım sektörünün payı 2002 de % 11.9 iken bu oran 2009’da TÜİK’in rakamlarına göre % 8.4’e gerilemiştir. Traktör satışlarında azalma görülmektedir. Nitekim 2002 yılında 27 bin 797 traktör satılmışken bu rakam 2008’de 14 bin 621’e gerilemiştir. Gerilemeye devam etmektedir.

Son 6 sene içinde buğday üretimi % 8.8, Arpa üretimi % 28.6, Kırmızı Mercimek üretimi, % 78.8, Nohut üretimi % 20.3, Kuru Fasulye üretimi % 38, Şeker Pancarı üretimi % 6.3, Pamuk üretimi % 28.4, Tütün üretimi % 34.6, Patates üretimi % 19 ve Kavun-Karpuz üretimi % 10 düşüş kaydetmiştir.

3. IMF’ye borcumuz azaldı. Gerçek ise bunun tersidir. IMF banka kaynaklarına el koymuştur. Borcunu buradan tahsil etmektedir. Rakamlara bakalım. 2002 yılında Türkiye’nin Merkezi Borç Stoku 242.7 Milyar TL iken bu rakam 2010 yılı Ocak ayı itibarıyla 447.8 Milyar TL’ye yükselmiştir. Böylece borç stoku Hazine Müsteşarlığının verilerine göre % 184 oranında artış kaydetmiştir. Bunun 335.9 Milyar TL’si İç Borç Stoku, 111.9 Milyar TL’si Dış Borç stokudur. Dış borcumuz 92.8 Milyar TL’den 111.9 Milyar TL’ye yükselmiştir. Bu borç Türkiye’yi batırır mı? Hayır; ama “İMF’ye ihtiyacımız kalmadı, borcumuz azaldı” yalanını ortaya çıkarır. AKP bu borçlanmayı nereden yaptı? Banka kaynaklarından yaptı. Bu nedenle bankaların Esnafa, KOBİ’ye, Sanayiciye ve Çiftçiye verecekleri kredilere engel olmuş oldular. Bununla beraber esnafa ve çiftçiye kredi verilmiyor mu? Veriliyor ancak az miktarda kaldığı için derdine deva olmuyor.

4. İşsizlik azaldı. İşsizlik % 13’den % 11 rakamına geriledi. Önce % 13’ı çıktı sonra memur alımı ve sonra İŞKUR kanalı ile fonda biriken paraları harcamak için “Meslek Edindirme Projesi” kapsamında geçici işçi istihdamı (Asgari ücretle 6 ay çalıştırdığı ve kursa tabi tuttuğu işsizlere daha sonra ‘git işini kur’ deniliyor. Sonra bunlar işsizlik rakamından düşülüyor. Altı ay sonra yine işsiz kalıyorlar. Bu hesaba dâhil edilmiyor.) Memur alımı işsizliğe çare olarak gösteriliyor. Yeni kaynak ve iş imkânı oluşturulması gerekirken bu yapılmıyor. Memur olarak da Öğretmen ve Polis ağırlıklı alımlar yapılıyor. Yarın bu kadrolar şişince ne olacak? Gençlerin üçte biri işsiz. Üniversite mezunlarında bu oran daha da yükseliyor. Bir ailenin üzerinde on dönüm de olsa tapulu arazisi varsa bu aile işsiz olarak kabul edilmiyor. Böylece işsizlerin oranı kâğıt üzerinde düşük gösteriliyor. Çare olarak da Özel sektöre “Ben işsizleri devlet memuru olarak alıyorum. Sen de işçi olarak al!’ şeklinde öneriler getiriyor. Adamın imkânı olsa oğlunu kızını işe alır, senin emrini bekler mi?

Bu arada devletin kurumları olan KİT’ler “Özelleştirme” kapsamında satılıyor. Tamam satılsın. Ama bunlardan elde edilen kaynaklarla yeni istihdam alanları oluşturulsun. KİT’lerin satışı ve özelleştirmelerden 2002-2008 yılları arasında 31.5 Milyar dolar gelir sağlandı. Bu gelirler nerelere harcandı? Yaptıkları ve övündükleri sadece “duble yollar” projesidir. Onlara da 5.5 milyar dolar harcadıklarını itiraf ediyorlar. Duble yollarda istimlâk yok ve yeni yol yapımı yok, sadece yapılmış yolu genişleterek ikiye bölmektedirler, o kadar. 2009 bütçesi 53 milyar dolar açık verdi. Gerisini siz düşünün. Bu açıklar nerelerden kaynaklandı? Bu açıklar demek ki KİT’lerin satışından elde edilen gelirlerle kapatılmaya çalışılmış gözükmektedir. 2010 yılı bütçesinin durumu ne olacaktır? Bekleyip göreceğiz.

AKP’nin politikalarını eleştirmeye ve yalanlarını ortaya çıkarmaya devam edeceğiz…

Bu Yazıyı Paylaş:
  • Print
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Live
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Twitter
Advertisement

1 comment

  1. ahmet diyor ki:

    selam lar akp batirdi turkiyeyide kim kurtaracak yoksa bu seçmenleri dişardan mi getiriyor diye aklima geliyor boyle yazilari okudukça battik bittik bolunduk parçalandik diyenleri gordukçe okudukça nasil bir duşunce bakiş açisi bilemiyorum dunyaya kapali demirele açik bir bilen yeter başka kimseye ihtiyaç yok pes doğrusu guniz sokaktan ibaretmi bu turkiyenin kurtuluşu gorduk domokrat partinin yaptini.
    çok bilen çare gosterir başkasinin yaptini eleştirmez kişinin iştir ayinesi lafa söze bakilmaz 7 kere gidip 8 kere gelmekle övünmek marifet değill 1 kere gitmeden dik durabilseydi yeterdi ????????????????

Bir Cevap Yazın

hits counter