ANAP Tarih Oldu…

31 Ekim, 2009 yapan admin Yorum Yazın »

anap112 Eylül 1980 askerî darbesinin arkasından 20 Mayıs 1983’te Turgut ÖZAL tarafından kurulan ANAP büyük ölçüde günümüzün AKP’si gibi kişiselleşmiş bir lider partisi olarak kuruldu. ANAP Turgut Özal’ın çevresinde örgütlenmiş ve şahsına bağlı olan bir seçmek kitlesine sahipti. Siyasi kadrosunu Özal ile beraber çalışmış olan teknokratlarlarla MSP, MHP, AP ve CHP’den gelme 1980 öncesi öne çıkmayan siyasetçilerden meydana geliyordu. Milletten veto yiyenler MGK’nın veto barajını aşarak 1983 Genel Seçimlerine girmişlerdi. MGK’nın müsaade ettiği üç partiden birisi de ANAP’tı. Bir muvazaa partisi olarak “İhtilal ürünü parti” damgasını yemiş olsa da BTP’nin kapatılması ve DYP’nin veto ile seçime sokulmaması sonucu AP tabanına oturarak 25 Mart 1984 seçimlerinde % 41.5 oy alarak iktidar oldu.
1987 seçimlerinde ise büyük bir oy kaybı ile % 36’ya düştü. Buna rağmen seçim sisteminde yaptığı değişiklikten dolayı milletvekili sayısını 212’den 292’ye çıkardı. 1989 yılında yapılan yerel seçimlerde ise ANAP’ın oy oranı % 21.80’e düştü. Bununla beraber 400 milletvekilinden 292’sine sahipti. Bu şartlarda 31 Ekim 1989’de Genel Başkanı olan Turgut ÖZAL’ı Cumhurbaşkanı seçmesi eleştiri konusu oldu. Hatta DYP Genel başkanı Süleyman DEMİREL “% 21’in desteğini almış olan bir Cumhurbaşkanının Cumhurun başkanı olamaz” şeklinde eleştiri konusu yaptı.
anapin-listesi-aciklandiÖzal’dan sonra ANAP Genel başkanlığına Yıldırım AKBULUT getirildi. 15 Haziran 1991 tarihinde yapılan olağan kongrede Mesut YILMAZ genel başkanlığa getirildi. Mesut Yılmaz’dan sonra Özal’ın parti içindeki etkisi tamamen azaldı. 20 Ekim 1991 de yapılan seçimde ANAP’ın oyları % 24’e düşüyor. 1991-1996 yıllarını muhalefette geçirdi. Bu dönemde ise iktidarda 12 Eylül’ün seçime sokmadığı DYP ve SHP koalisyonu hükümeti bulunuyordu.
24 Aralık 1995 seçimlerinde ise BBP adaylarını da partisi ile seçime sokan ANAP ancak % 19.65 oy alabildi ve mecliste ancak üçüncü parti olabildi. Seçimden sonra aynı tabana hitap eden DYP ile koalisyon olmak zorunda kaldı. Ama ne ki bu ortaklık ancak 4 ay sürebildi. Zira Refah Partisi’nin Anayasa Mahkemesine müracaatı sonucu ANA-YOL hükümetinin güven oylaması iptal edildi ve hükümet dağıldı. Bunun üzerine Refah-Yol Hükümeti kuruldu. 28 Şubat 1997 askerî post modern darbesi sonucu Refah-Yol hükümeti dağılınca 2 Temmuz 1997’de yine askerî vesayet gölgesi altında ANAP genel başkanı Mesut Yılmaz ANA-SOL-D hükümetini kurdu. Ancak bu hükümet Yılmaz için verilen bir gensoru sonucu 11 Ocak 1999 tarihinde hükümet düştü. Gensoru yolsuzluk nedeni ile verilmişti. Cumhuriyet tarihinde gensoru ile düşen ilk hükümet unvanını aldı.
18 Nisan 1999’da yapılan seçimler sonucu %13 oy oranı ile 4. Parti durumuna düşen ANAP 28 Mayıs 1999’da Bülent Ecevit Başkanlığında kurulan DSP-MHP-ANAP (Ana-Sol-M) hükümetinde yer aldı. Ancak bu hükümet 28 Şubat Kararlarının gereği 8 Yıllık Eğitim ve Başörtüsü Yasağını uygulanması, Vakıfların yeniden yapılanması gibi icraatlara imza attı. Bu durum ANAP için sonun başlangıcı oldu. 3 Kasım 2002’de yapılan Genel seçimler bir facia oldu. % 5.11 oy oranı ile meclis dışında kaldı. Mesut Yılmaz istifa etti. Yerine Ali Talip ÖZDEMİR seçildi. Özdemir’in 2003’te istifa etti. Yerine Nesrin NAS getirildi. Nesrin NAS’ın da istifası üzerine genel başkanlık seçimine gidildi.dyp_anap
Şubat 2005 tarihinde AKP Hükümetinde Kültür ve Turizm Bakanı olan Erkan MUMCU ANAP Genel Başkanlığına getirildi. Erkan MUMCU ANAP logosunu ANAVATAN olarak değiştirdi. AKP ve CHP’den istifa eden milletvekilleri ile TBMM’de grup kuracak duruma gelmesine rağmen bir yararlılık gösteremedi. 2007 seçimleri öncesi DYP ile birleşme kararı aldı. Bu nedenle DYP yaptığı olağan kongrede adını DP olarak değiştirdi. Ancak bu birleşme gerçekleşmedi. Aday listesini geç verdiği için de genel seçimlere katılamadı.
25 Ekim 2008 tarihinde yapılan Olağanüstü Büyük Kongrede genel başkanlıktan çekilen Erkan MUMCU yerini Salih UZUN’a bıraktı. Nihayet 23 Temmuz 2009’da Demokrat Parti ile birleşme kararı aldı. Nihayet Turgut ÖZAL’ın Cumhurbaşkanı seçilerek ANAP’ı terk ettiği 31 Ekim’de DP ile birleşerek tarih oldu.
ANAP ideolojik olarak liberalizmi savunmuştur. Özal’ın aşırı değişimci politikaları dışında ülke ekonomisine fazla bir katkısı da olmamıştır. Takip ettiği politikalarla tüketim toplumunu oluşumuna büyük katkı sağlamıştır. DP ve AP misyonunu savunuyor gözükse de uygulamada ve politik yaklaşım olarak devletçi bir çizgi takip etmiştir. Bunu da gerek 12 Eylül, gerekse 28 Şubatın politikalarını savunarak ve uygulayarak göstermiştir. Bu da onun sonunu hazırlamıştır.

Bu Yazıyı Paylaş:
  • Print
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Live
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Twitter
Reklam

Yorum yapın