kategorisi için arşiv ‘Ekonomi’ kategori

Ekonomik Büyüme

12 Temmuz, 2010

Recep TAŞÇI/Yeni ASYA

İlk çeyrekte

Yüzde 11,65 büyüyünce…

Sevinçten havalara uçtuk.

Zira…

Tarihimizin en yüksek büyüme hızlarından birine ulaşılmıştı.

Bu çift haneli oranla…

G-20 ülkeleri arasında yüzde 11,9 büyüyen Çin’in ardından 2’nci, 31 üyeli OECD ülkeleri sıralamasında birinci, dünya genelinde 5’inci olduk.

Daha ne olsun…

Diyemiyoruz. » Devamını Oku: Ekonomik Büyüme

Nerede bu milyonlar?

1 Haziran, 2010

Recep TAŞÇI / Yeni Asya

Ülkenin en ciddî sorunu işsizliktir.

Bunda herkes hemfikir.

Üç ayda bir işsizlik rakamları hem sayı hem oran olarak açıklanır, bununla ilgili yorumlar gündemin baş köşesine oturur.

Oturur oturmasına da işsiz sayısı ve oranın nasıl hesaplandığı hususunda yeterli izahata pek rastlanmaz.

Bugün bunu biraz açalım.

Bir işi olanlarla işsizler toplamına işgücü denir.

İşsiz nüfusun işgücü nüfusuna oranı işsizlik oranını veriyor.

2010 Şubat ayı itibariyle işgücü nüfusu 24 milyon 831 bin olarak hesaplanmıştır.

İstihdam edilenlerin sayısı ise 21 milyon 267 bin.

Aradaki fark işsiz sayısıdır.

3 milyon 564 bin.

Bu sayıyı 24 milyon 831 bine bölünce de işsizlik oranı bulunuyor.

Yüzde 14,4. » Devamını Oku: Nerede bu milyonlar?

Devletin Mal Varlığı

26 Nisan, 2010

Mustafa CAN

Devletçilik, Atatürk ilke ve inkılâplarının gereği olarak Anayasanın teminatı altına alınmıştır. Başlangıçtaki genel hükümler ile 174. Maddesinde belirtilen “İlke ve İnkılâpların korunmasını” emreden yasaları ile koruma altına alınmıştır. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti Devletçi bir yapıya sahiptir.

Cumhuriyetin bu devletçi yapısından dolayıdır ki 2010 Türkiye’sinde Maliye Bakanlığı’nın verilere göre, 181 milyar 176 milyon 943 bin 189 metre karelik bir alan Hazine mülkiyetine aittir. Bu da Türkiye’nin % 23’lük bölümünü oluşturmaktadır.

Hazineye  ait alanlar, Türkiye ‘nin yüzde 23′lük bölümünü oluşturuyor. Hazineye ait alanlar üzerinde 3 milyon 214 bin 531 adet taşınmaz yer alıyor. Bunların 1 milyon 202 bin 176’sını tarlalar, 115 bin 19′unu binalar, 388 bin 769′unu arsalar, 721 bin 148′ini de araziler meydana getiriyor.

Hazineye ait taşınmazlar üzerinde 166 bin 207 bağ ve bahçe, 335 bin 813 orman, 78 bin 453 mera, otlak gibi orta malı bulunuyor. Su alanlarının sayısı 173 bin 376, tarih-kültür alanlarının 3 bin 816, maden-ocak alanlarının 1.430, deniz-dolgu alanlarının da 620 olarak belirleniyor.

Ülkemizde devletin 229 bin 729 adet de lojmanı bulunuyor. En fazla lojmanı olan kuruluş da 48 bin 85 lojmanla Emniyet Genel Müdürlüğü olarak görülüyor. Milli Eğitim Bakanlığı 44 bin 169, Milli Savunma Bakanlığı 41 bin 701, Sağlık Bakanlığı ise, 20 bin 223 lojmanla Emniyet Müdürlüğü’nü takip ediyor. » Devamını Oku: Devletin Mal Varlığı

Vergiler ve Peşin Vergi

20 Mart, 2010

Prof. Atilla YAYLAgavelmoney

Mustafa Kemal’e atfedilen “vergilendirilmiş kazanç kutsaldır” sözünün bir benzeri ABD’de vergi idaresi binasının cephesine kazınmıştır.

Oliver Wendell Holmes’e ait bu söz şöyledir: Vergileme, uygarlık için ödediğimiz bedeldir.” Bu tür sözlerin politikacılar tarafından çok sevilmesinin sebebi, varlıklarının bir kısmına el konulan vergi mükelleflerini önce teskin sonra kaderlerine razı olmaya ikna etmektir. Ancak bu sözler, vergilemeyi ahlaki olarak haklılaştırmaya yetmemektedir. Liberal gelenek içinde vergilemeye iki bakış vardır. İlki, beşeri işlerin sevk ve idaresi için vergilemeye gerek olmadığını ileri sürer. İkincisi ise bir miktar vergilemeye gerek olduğunu düşünür. İlki modern insana çok uçuk geldiği için bir kenara bırakalım. İkinci yaklaşım ılımlı, makul bir vergilemenin barışçıl toplumsal düzenin muhafazası açısından kaçınılmaz olduğunu ileri sürer. Ancak bir ikazı da hemen yapar: Vergileme gücü–yetkisi kamu otoritesine verilince, bu yetkinin şu veya bu şekilde genişlemesi neredeyse kaçınılmazdır. » Devamını Oku: Vergiler ve Peşin Vergi

İşsizlik Problemi

8 Şubat, 2010

2455Raporlara göre Türkiye’de 20-24 yaş arasındaki Lise mezunu gençlerin % 55’i, Üniversite mezunlarının ise % 41’i iş bulamama sorunu ile karşılaşmaktadır. İşsizlik meselesi artarak devam etmekte ve toplusal barışı tehdit etmeye başlamıştır. İşsizlik ihmal edilemeyecek kadar büyük bir problemdir. Bütün kötülükler işsizlikten çıkar.  Konu ile ilgili acil eylem planı yapılmadığı ve hayata geçirilmediği takdirde çığ gibi büyümeye devam edecek demektir.

2009 yılı itibariyle ülkemizde işsizlik oranı kırsal kesimde % 11, kentlerde % 21 olarak görülmekte; ortalama olarak bu durum % 17’ye çıktığı uzmanlar tarafından ifade edilmektedir. İşsizliğin en büyük sebeplerinden birisi “ucuz ithalat”tır. Ülke ithal malların istilasına uğramıştır. Bu da ülkemizde fabrikaların kapanmasına sebep olmuştur. Yalnız Turizme destek vermek ve yatırımları sadece bu sahada yapmak istihdam için yeterli değildir. Bu nedenle ihracat desteklenmeli ve ithalat kontrol altına alınmalıdır. Üretim imkânı olan sahalarda ithalata sıcak bakılmamalıdır. » Devamını Oku: İşsizlik Problemi

Yoksulluğu Yenmek-2

26 Kasım, 2009

 

fabrikaDünya bir ekonomik kriz yaşadığı bir gerçektir. Krizlerin pek çok sebepleri vardır. Ancak en önemli sebepleri arasında kaynakların azlığı değil, kaynak oluşturmama, çalışmama, dürüst olmama, kaynakları dengeli ve verimli kullanmamaktır. Ekonomik ahlak olmayınca serbest piyasa ekonomisi de sağlıklı yürümez. Hürriyet olmayınca da serbest piyasa ekonomisi serbest olamaz. Önce hürriyet, sonra emek ve gayret gelir.

Yoksulluğun bir başka sebebi bencillik ve israftır. Bu nedenle “kanaat bitmez ve tükenmez hazinedir.” İnsanın ihtirasları vardır. Ruhunda doyumsuzluk vardır. Bu nedenle gerek yasalar, gerekse ahlâkî ve dini kurallar insanların ihtiraslarını denetim altına alarak dengelemeyi amaçlamıştır. İhtiras sahibi olan insan ne kadar zengin olursa olsun fakir ve muhtaç sayılır. Çağımızda bir tarafta ihtiraslar öbür tarafta israf, gelir kaynaklarını belli ellerde toplanmasına ve toplumun büyük kesiminin yoksullaşmasına neden olmaktadır. » Devamını Oku: Yoksulluğu Yenmek-2

Yoksulluğu Yenmek-1

23 Kasım, 2009

YOKSULLUĞU YENMEK-1

Yüce yaratıcı insanı sonsuz ihtiyaçların odağında yaratmıştır. İnsan fıtratına koymuşdort-kisilik-ailenin-yoksulluk-siniri-2-bin-465-tl16 olduğu ihtiyaç silsilesi ile insanı rızka muhtaç halde yaratmıştır. İnsan rızk için sosyal hayata uyum sağlamak mecburiyetinde ve çalışmak durumundadır. Hayatla ve eşya ile münasebetini bu şekilde kurmaktadır insan…

İnsanın rızk peşinde koşması, çalışma hayatı ve ekonomik faaliyetlerinin tamamına “iktisat” denir. İktisat, ekonomiden ve ekonomik faaliyetlerden daha geniş ve daha kapsamlı bir terimdir. İktisat kavramı içerisinde “hak, adalet ve dengeli bir hayat, israftan kaçmak” gibi kavramların tamamı vardır. Ekonomi dendiği zaman ise, sadece kalkınma, gelişme ve ekonomik faaliyetler vardır. İşin adalet ve hakkaniyet boyutu ancak “Hukuk” olarak kabul edilmiş ve ekonomiden ayrı tutulmuştur. İşte problem de bundan sonra başlamıştır. Zira hak ve adaletin, israf ve iktisadın olmadığı yerde ekonomik faaliyetler sadece “menfaat” çerçevesinde oluşur. Sadece menfaatin esas alındığı ekonomik faaliyetlerin de pek çok haksızlıklara sebep olmayacağı söylenemez. Ekonomik problemlerin temelinde insanın mala ve kazanca olan hırsı ve menfaat düşüncesi vardır. » Devamını Oku: Yoksulluğu Yenmek-1

Ne Kadar Vergi Ödüyoruz

28 Ekim, 2009

1746Sabah kalkıp yüzünüzü yıkamaya başladığınız andan itibaren vergi ödemeye başlıyorsunuz. Ancak siz dolaylı yönden ödediğiniz için nasıl ödediğinizi bilmiyorsunuz. Yüzünüzü yıkarken akan sudan Katma Değer Vergisi (KDV) ve Çevre Temizlik Vergisi (ÇTV) alınmaktadır. 20 TL su harcayan birisi 2 TL KDV ve 2 TL ÇTV ödemektedir; toplam 4 TL vergiye gitmektedir. Traş bıçağı ve sabuna verdiğiniz KDV ve Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) yi saymıyoruz.

Otomobil alan birisinin devlete ödeyeceği vergi gerçekten çok fazladır.  Sıfır bir araba aldığınız zaman pazarlık yapar yapmaz ödediğiniz paranın % 37’si devlete KDV ve ÖTV olarak anında gitmektedir. Diyelim ki 27 bin 500 TL’ye bir araba aldınız. Bu arabayı beş yıl kullandığınızı varsayalım devlete ödediğiniz vergi miktarı tam 34 bin TL’yi bulmaktadır. Buna alımda ödenen KDV, Taşıt Alım Vergisi (TAV) Motorlu Taşıt Vergisi (MTV) benzine ödenen ÖTV ve KDV, kaskoya ödenen Banka Sigorta Muameleleri Vergisi, (BSMV) Trafik Sigorta Vergisi  (TSV) ve servis yedek parçalardaki KDV’yi kapsamaktadır. Bunlara ayrıca muayene vergisi vb. vergileri katmıyoruz. Bunun dışında her yıl Ocak ve Temmuz ayında ödediğiniz taşıt pullarını da hesaba katmıyoruz.   » Devamını Oku: Ne Kadar Vergi Ödüyoruz

Serbest Piyasa Ekonomisi

29 Ağustos, 2009

ekonomiEkonomi denince hemen akla Adam Smith ve John M. Keynes gelir. Ekonomistler genellikle bu ikisinin teorilerinden bahsederler. “Keynesyen Politikalara ihtiyaç var” sözü müdahaleci ekonominin gereğini anlatmak için kullanılan bir ifadedir.

Keynes ekonomide devlet kontrolünü ve müdahalesini gerekli görürken, Adam Smith aksine bireyin ihtiyacını ve menfaatini esas alan serbest piyasadan yanadır. “Arz – talep dengeli olursa piyasada ekonomik dengeler yerli yerine oturur” der.  Piyasayı ihtiyaçlar belirler. İhtiyaç görünmez bir el gibi devlet müdahalesine ihtiyaç hissettirmeden ekonomik hayatı dengeler ve düzenler. Bunun için “bırakınız yapsınlar” “bırakınız geçsinler” der.

Ekonomik hayat, ihtiyaç, üretim, tüketim ve istihdam dörtlüsü üzerinde cereyan eder. Üretim ihtiyaca göre olursa ekonomik denge kurulur ama zenginlik olmaz. Zenginlik üretim fazlalığıdır ve bu istihdamı da beraberinde getirir. Tüketim olmazsa üretim durur. İnsanlar ihtiyaçlarını artırırlarsa buna lüks harcama denir. Ekonominin gelişmesi ve istihdam alanlarının açılması için lüks tüketime de ihtiyaç vardır. Bu bakımdan aşırı harcama israf sayılmaz. İhtiyaç fazlasını kazanmak ve biriktirmek de israf değildir; bilakis zenginliktir. İslam bilginleri israfı “haram yolda harcama” olarak isimlendirmişlerdir. İmam-ı Azam’ın “İsrafta hayır olmadığı gibi, hayırda da israf yoktur” sözü bu hususu ifade eder. İnsanların zararına yapılan harcamalar israftır. İnsanların faydasına yapılan harcamalar ne kadar lüks de olsa israf sayılmaz.  Ancak hiç ihtiyacın olmadığı sahalarda yapılan aşırı harcamalara israf olarak bakabiliriz. » Devamını Oku: Serbest Piyasa Ekonomisi