Mustafa CAN
Kadına şiddet, olmaması gereken çok çirkin bir davranış biçimidir. Buna teşebbüs edenler gerçekten yanlış yapmaktadır ve olmaması gereken bir husustur. Ancak son zamanlarda kadının sosyal hayata ve bilhassa siyasete atılması gerektiğini savunan görüşler ağır basmaktadır. Kadınlarımızın evlere hapsedilmemesi ve çalışması gerektiği uzmanlar ve ilim adamları tarafından konuşulmakta ve yazılıp çizilmektedir. Görenler de sanki kadınların evlerde hapsedildiği, çalışmalarına karşı çıkıldığı ve her yönden kadına büyük baskılar yapıldığı kanaatini vermektedir.
Bu gerekçelerle önce “Kadın Hakları” dernekleri kuruldu. Sonra kadınlara çalışma özgürlüğü tanındı. (Daha önce kadının çalışması yasaktı da sanki kaldırdılar.) Sonra kadınları evlerinden sokağa çıkarmak için büyük gayretler gösterildi. Siyasi Partiler milletvekili için “Kadın Kontenjanları” ayırdı. Partinin ve TBMM’in en az % 20’si kadınlardan oluşmalıydı. Bu yetmezdi en az toplumun % 50’si kadın olduğu için milletvekillerinin de % 50’si kadın olmalıydı. Çağdaş ileri demokrasi ancak böyle gerçekleşirdi. Bu nedenle kadınlar beş kuruş harcamadan ve hiçbir çaba göstermeden avantadan ve kontenjandan (Genel Başkanı ayarlayanın milletvekilliği çantada keklik…) milletvekili oldular. Bazıları da Genel Başkanı ayarlayacağım diye Genel Başkanın koynuna girdi ve bu da belgelenince Genel başkanlığını elinden aldı. Suçlu olan yine erkeklerdi…
Yetmedi “Kadından Sorumlu Devlet Bakanlığı” kuruldu. Kadınları koruma adı altında “Erkek düşmanlığı” bilhassa kadınlar arasında körüklendi. En basiti “Erkek değil mi, her türlü kötülüğü yapar” “Aldatmayan erkek yoktur” “Her erkek adidir, kadına şiddet uygulamaya meyillidir” gibi sloganik cümleler bütün kadınların kafasına çakılmaya başlandı.
Nihayet “Kadın Sığınma Evleri” açıldı. Burada erkeklerden şiddet gören kadınları devlet güvencesine alınmaya başladı. Dayak yiyen kadınlar buralara sığındığı zaman devlet her türlü yardımı yapacak ve kendilerine iş bulacaktı. (Erkekler için de böyle bir sığınma evi açılsa da kendilerine dayak attırarak buraya sığınırlar, hayatların güvenceye alırlar, belki de işe kavuşurlar. Ne iyi olurdu… Kadınların da bu kurnazlığı yapmayacakları söylenemez…) » Read more: Kadına Şiddetin Sebepleri





