Siyaset yalana çok revaç vermiştir. Bediüzzaman Said Nursi hazretleri asrın başında Şam Cami-i Emevi’de okuduğu hutbesinde “Güzel ahlakını tamamlamak için gönderilen” peygamberimizin (sav) ortaya koyduğu ahlâki esasların başında doğruluğun geldiğini ifade ettikten sonra şöyle buyurur: “Ben bu zaman ve zeminde, beşerin hayat-ı içtimaiye medresesinde ders aldım ve bildim ki: Ecnebiler, Avrupalılar terakkide istikbale uçmalarıyla beraber bizi maddî cihette kurûn-u vustâda durduran ve tevkif eden altı tane hastalıktır” dedikten sonra Birincisi “Ümitsizlik” ikinci hastalık olarak da “Sıdkın hayat-ı içtimaiye-i Siyasiyede ölmesi” olarak ifade eder. Üçüncüsü de “Adavete muhabbettir” ki bu da ikinci hastalığa yakalananların kendi siyasi düşüncelerine ve yanlışlarına destek olmayanlara düşmanlık yapmalarını netice vermektedir. (Şimdi bu yazıyı okuyan AKP sempatizanları ‘acaba dedikleri doğru mu yanlış mı’ demeden iman kardeşi olduğumuzu unutarak düşmanca saldırılarda bulunacaklarıdır ki bu onların ikinci ve üçüncü hastalığa yakalandıklarının delili olacak ve Bediüzzaman’ın haklılığını da kanıtlayacaktır.)
Bu girişten sonra gelelim AKP’nin yalanlarına:
1. Yoksulluğu, yasakları ve yolsuzluğu ortadan kaldırdık. (Bu sekiz sene önceki seçim beyannamesinde halka en önemli vaatlerinden birisiydi. Şimdi bunu kaldırdıklarını iddia etmektedirler.) Diğer taraftan da diyorlar ki “Biz yoksullara yönelik yardımları artırdık.” Şimdi yoksulluk azaldı ise yardımlar neden arttı? İşte size çelişkili reklamlar. “Şecaat arz ederken merd-i kıptî sirkatin söylermiş!” Peki, gerçek nedir? 2008 itibarıyla Türkiye’de yoksulluk oranı % 17.11 dir. Yani Yüz kişiden on yedisi yoksulluk sınırının altındadır. 374 bin kişi açlık sınırının altında yaşamaktadır. Yoksulluk sınırında yaşayanların sayısı ise 11 milyon 933 kişidir. » Devamını Oku: AKP’nin Yalanları!










Süleyman Demirel’in Eko Enerji Dergisine verdiği Röportaj:







M. Latif SALİHOĞLU





