Mustafa CAN
Deniz BAYKAL CHP’nin 12 Eylülden sonraki ikinci kurucusu ve genel başkanıdır. CHP’nin Mustafa KEMAL, İsmet İNÖNÜ, Bülent ECEVİT’ten sonra dördüncü genel başkanı olarak görev yapmıştır. Mustafa KEMAL partinin kurucusu genel başkanı ve 12 yıl Cumhurbaşkanı olarak görev yapmıştır. Bu süre içinde Cumhuriyeti kurmuş, devrimleri yapmış ve Osmanlı devletinden Lâik bir Cumhuriyet çıkarmıştır. İsmet İNÖNÜ Başbakanlık yapmış ve 12 sene Cumhurbaşkanlığı yapmıştır. Bülent ECEVİT CHP’yi 12 Eylül öncesi çok partili hayatta CHP’yi kısa zaman diliminde de olsa iktidara taşımasını becermiştir. 12 Eylül sonrasında SODEP/SHP/CHP Ecevit’i partisine almamış olmasına rağmen DSP’yi kuran Bülent ECEVİT DSP’yi iktidara taşımasını bilmiş ve sağlık sorunları olduğu halde Başbakanlık yapmıştır. Ama ne var ki Deniz BAYKAL CHP’ye üç defa genel başkan seçilmiş ve 11 yıl Genel başkan olmasına karşın partisini iktidara taşıyamamış ve Başbakan olamamıştır.
Bu başarısızlığının elbette bir bedeli olacaktı… Ancak ne olursa olsun bir komploya kurban olarak ayrılmak zorunda kalması gerçekten üzücü olmuştur.
**
20 Temmuz 1938 Antalya doğumlu olan Deniz BAYKAL Kafkasya göçmeni Hüseyin Hilmi Be’yin oğludur. 1955 Antalya Lisesi, 1959 Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. 1960 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesine Asistan olarak girdi. 1963 doktora çalışmasını tamamlayarak iki sene ABD’de Columbia ve Kaliforniya Üniversitelerinde çalışmalarına devam etti.
14 Ekim 1973 seçimlerinde CHP’den Antalya Milletvekili olarak seçildi. 1974 yılında Bülent ECEVİT başbakanlığında kurulan CHP-MSP koalisyonunda Maliye Bakanı olarak görev yaptı. 1978 3. Ecevit hükümetinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yaptı. Bu dönemde ayrıca CHP parti meclisi ve MKYK genel sekreter yardımcılığı görevinde bulundu.
12 Eylül 1980 askeri müdahale döneminde Ankara Ordu Dil Okulunda gözetim altına alındı. 1982 Anayasa oylaması sonucu 5 yıl yasaklılar listesinde o da vardı. 1983 siyasi partilerin kurulması esnasında yasaklı olmasına karşın siyasi faaliyetlerde bulunması bahanesiyle Süleyman DEMİREL ile beraber Çanakkale Zincirbozan’da ikinci defa gözetim altında alındı.
1987 genel seçimlerinde SHP Antalya milletvekili seçildi. Sonrasında SHP genel sekreteri görevini üstlendi. SHP’de Genel Başkan Erdal İNÖNÜ karşısında üç defa genel başkan adayı oldu, ancak başarılı olamadı. SHP genel sekreterliğinden istifa etti ve Antalya milletvekili olarak Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi üyeliğine seçildi. TBMM Dışişleri Komisyon üyeliğinde bulundu.
Temmuz 1992’de 12 Eylül’de kapatılan partilerin yeniden kurulmasına izin veren yasanın sağladığı imkânla CHP’yi kurdu. 9 Eylül 1992’de toplanan CHP Kurultayında Genel Başkan seçildi.
1994 yerel seçimlerine SHP, DSP ve CHP olarak katılmak yerine sol partilerin tek çatı altında girme arayışları başladı. SHP bu arayışa olumlu yaklaşırken Ecevit’in liderliğindeki DSP karşı çıktı. Nihayet 18 Şubat 1995 tarihinde yapılan ku
rultayda birleştiler. 9 Eylül 1995 tarihinde birleşme sonrası sonrasında yapılan kurultayda yeniden genel başkan seçildi. 30 Ekim 1995 tarihinde kurulan DYP-CHP koalisyon hükümetinde Başbakan yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı görevi yaptı. Erken seçim şartı ile kurulan bu koalisyon 24 Aralık 1995 tarihinde erken seçime gitti. Deniz BAYKAL bu seçimlerde de Antalya milletvekili olarak meclise girdi.
Seçim sonrası ANAP-DYP hükümeti kuruldu. 23 Mayıs 1998 CHP Kurultayında yeniden genel başkan seçilen Deniz BAYKAL 18 Nisan 1999 seçimlerinde CHP’nin % 10 barajının altında kalması ile meclis dışında kaldı. Bu seçimlerde Bülent ECEVİT’in CHP ile birleşmeyi kabul etmeyen SHP’si % 22.19 oy oranı ile birinci parti olarak meclise girdi ve Bülent ECEVİT beşinci defa hükümeti kurarak ve DSP-MHP-ANAP Koalisyonunun Başbakanı oldu. Böylece Deniz BAYKAL Sol’un liderliğini ECEVİT’e kaptırmış ve Atatürk’ün partisi CHP’yi meclis dışında bırakmış oldu. Bunun üzerine 22 Nisan 1999 tarihinde CHP genel başkanlığından istifa etti. Ama ne ki CHP kendisine karizmatik bir genel başkan bulamadığı için 30 Nisan 2000 tarihinde 11. Kurultayında yeniden Deniz BAYKAL’ı genel başkanlık koltuğuna oturttu.
3 Kasım 2002 tarihinde yapılan genel seçimlerde CHP % 19.4 oyla 177 milletvekili kazanarak TBMM’ye yeniden girdi ve Ana muhalefet Partisi vazifesine yeniden kaldığı yerden devam etti. 2003 Ekim Kurultayında yeniden genel başkan seçilerek siyasi hayatına devam eden BAYKAL 29 Ocak 2005 tarihinde iç çekişmeler sonucu Olağanüstü Kurultaya giden CHP içinde Mustafa SARIGÜL’e karşı güvenoyu alarak Genel başkanlı koltuğunu sağlamlaştırdı.
22 Temmuz 2007’de yapılan Genel seçimlerde % 28.88 oy oranı ile 112 milletvekili çıkardı. Bunların 13’ü de DSP milletvekilleriydi. 26 Nisan 2008 tarihinde yapılan Olağan Kurultayda 1231 delegeden 1021’inin oyunu alarak tekrar genel başkan seçildi. 2009 yerel seçimlerinde ise SHP’yi bünyesine katarak genel başkanı Murat KARAYALÇIN’ı Ankara büyük şehir adayı gösterdi ve oylarını % 5 artırarak % 23.12’lik orana yükseltti.
22-23 Mayıs 2010 tarihinde yapılacak olan 33. Olağan Kurultay’a iki haftada
n az bir zaman kala CHP milletvekili olan eski sekreteri Nesrin BAYTOK ile birlikte yer aldığı öne sürülen bir kasetin www.metecafe.com sitesinde 7 Mayıs 2010 tarihinde yayımlanmasından sonra 10 Mayıs 2010 tarihinde bir basın toplantısı yaparak 11 yıllık genel başkanı olduğu CHP genel başkanlığından istifa ettiğini duyurdu.
İstifa sonrası tüzük gereği Cevdet SELVİ vekâlet etmektedir. CHP sözcüsü Mustafa ÖZYÜREK Deniz BAYKAL’ın 22-23 Mayıs CHP Olağan Kurultayına katılmayacağını söylemiştir.
**
1973 yılından itibaren 37 yıldır Antalya CHP milletvekili olarak siyaset yapan ve son 11 yıldır CHP genel başkanı olarak görev yapan Deniz BAYKAL bir komplo sonucu parti liderliğinden istifa etmek zorunda bırakılmıştır.
Deniz BAYKAL’ın tekrar geri dönmesi artık mümkün değildir…
Dikkati çeken hususlar şunlardır:
1. AKP’nin Anayasa değişikliğinin TBMM’den geçmesinden hemen sonra komplo yapılmıştır. (Parti kapatmayı zorlaştıran 8. Madde TBMM’den geçmemesi de dikkate değer…)
2. CHP Genel Kurultayı öncesi hesaplanmıştır. Böylece yeniden CHP genel başkanlığına aday olması engellenmiştir.
3. Video ERGENEKON itirafçısı Tuncay GÜNEY’in kaçak olarak saklandığı ve korunduğu Kanada’dan internete konmuştur.
4. ABD’de bulunan Fetullah Hoca bu video ile ilgisi olmadığını açıklamış, Deniz BAYKAL istifasını açıkladığı basın toplantısında buna inandığını söylemiştir.
5. Deniz BAYKAL iktidarda bulunan AKP Hükümetini suçlayarak bunun kendisi ile beraber CHP’ye bir komplo olduğunu söylemiştir.
Bunlardan şu sonuçları çıkarmak mümkündür:
1. CHP’den başlayarak siyaset yeniden dizayn edilebilir.
2. Deniz BAYKAL’sız bir parlamento muhalefetsiz bir meclisi, bu da AKP’nin de içinin karışacağı anlamına gelebilir. Bu durumda AKP kendi içine uzanacak olan değişim hareketinden korkmalıdır.
3. Parti kapatmanın zorlaştırılması maddesinin meclisten geçmemesi bazı parti kapatma davalarının açılabileceği anlamına gelir. Bu durumda AKP için de yeniden bir kapatma davası açılacak demektir. Ancak bu seçim sonrasına kalabilir…
4. Anayasa değişikliği referandumdan önce Anayasa mahkemesinden dönebilir. Bu da AKP’yi zor duruma sokar. Kapatma davası da yeniden açılırsa AKP içinden yeni partiler çıkabilir.
5. CHP değişim ve dönüşüm sürecine girebilir ve daha demokratik genç ve dinamik bir parti haline gelebilir ve daha önce DSP ve Ecevit’e verilen Fetullah Gülen desteği bu defa değişime başlayan CHP’ye çevrilebilir. Bunun işaretlerini Baykal istifa metininde açıkça vermiştir. Bu da Amerika’nın AKP’yi feda ettiği anlamına gelebilir.
6. Ergenekon Davası önümüzdeki günlerde sonuçlanabilir ve berat edenler AKP iktidarından intikam alma duygusu ile hareket edebilir. Bunun vahim sonuçlarını düşünmek bile istemiyorum…
Kaynaklar:
1. http://tr.wikipedia.org/wiki/CHP
2. http://tr.wikipedia.org/wiki/Deniz_baykal





