Eğitimi Düzeltmenin Yolları

Nisan 13th, 2012 by admin Leave a reply »

Mustafa CAN
Eğitim bir ülkenin geleceğidir. Ülkelerin geleceğini karartmak da aydınlatmak da eğitime bağlıdır. Bu nedenle bir ülkeyi çalışkan, üretken ve mamur etmenin yolu eğitimden geçtiği gibi, tembel, verimsiz hale getirip harap etmenin yolu da eğitimden geçer. Dış düşmanlar bir ülkenin eğitimi konusunda fikir ve yaptırım sahibi olurlar ve ülkenin eğitimini ele geçirirlerse verdikleri fikirlerle eğitimi geliştireceğiz ve ülkeyi mamur edeceğiz diye ülkenin geleceğini karartırlar. Ülkenin maarifinde çalışan bürokratlar da mevcut sistemin faziletini anlatarak eğitimin bozulmasına ve gençlerin yanlış eğitimine çalışırlar.

O halde “Eğitimi düzeltmenin yolları nelerdir?” sorusunun cevabını vererek mevcut sistemin işleyişine göz atarak durumumuzu masaya yatıralım. Mevcut sistemde ve Milli Eğitim Bakan ve bürokratlarının eğitimi düzeltmek ve geliştirmek ve ülkenin geleceğini mamur etmek için neler yaptıklarına bakalım:

1.    Öğretmenlere bilgisayar vermek: 2005 yılında Öğretmenlere bilgisayar verildi. Milli Eğitim Bakanlığı ve Vakıfbank ortaklığı ile verilen bu bilgisayarlar piyasadan daha pahalı olduğu için öğretmenlerin çoğu piyasadan aldı. Eğitimin kalitesinde bir artış olmadı ancak öğretmenler Laptop ile tanışmış oldular. 2012 yılında da yine Eğitim-Bir Sen’in teklifi ile öğretmenlere bilgisayar verilmesi gündeme getirilmiş, bakanlık yetkilileri de buna sıcak baktıklarını belirtmişlerdir.

2.    Okullarda bilgisayar laboratuvarları kurmak: 2000’li yıllardan itibaren MEB okullara Bilgisayar Laboratuvarları kurmaktadır. Hatta köy okullarına Bilgisayar Laboratuvarları kurarak eğitimin kalitesini artırmaya çalıştı. Ama her beş senede gelişen teknolojiye ayak uyduramayan eski bilgisayarlar çöpe giderken yeni bilgisayarlar verilmeye devam etmiştir. Bilgi-Teknoloji dersi haricinde öğrencilerin Bilgisayardan istifade edeceği bir ders olmadığı için diğer dersler klasik anlatma dinleme tekniği ile devam etmektedir. Öğrenciler oyun ve İnternette sörf yapma dışında bilgisayarları Ödev konularını kopyala-yapıştır usulü ile Word sayfasına indirip hiçbir emek sarf etmeden çıktısını alarak okumadan öğretmene götürerek ödev yapmakta ve not almaktadır.

3.    Tüm öğrencilere bedava kitap dağıtmak: Öğrencilere bedava kitap verilirse eğitimin kalitesi artacağı düşünüldü ve birinci hamur ağır kalite büyük boy basılmış kitaplar verildi. Her öğrenciye 10 kitap, 5 adet de yardımcı kitap verilerek 16 milyon öğrenciye en az 200 milyon kitap dağıtılmaktadır. Bunun yıllık maliyeti her kitap 10 TL olsa 2. Trilyon TL yapmaktadır. Her sene verilen bu kitapları öğretmenler her gün çöp kutularından ve okul bahçelerinden toplamaya çalışmaktadırlar.

4.    Okulları akıllı tahtalarla donatmak: 2012 yılından itibaren okulların “Akıllı Tahta” denen bilgisayarlı tahtalarla donatılmaya başlandı. Buna “Fatih Projesi” adı verildi bunun için 500 milyon TL kaynak ayrıldı. Bunun eğitimin kalitesini nasıl artıracağı beş sene sonra ortaya çıkacaktır.

5.    Öğrencilere tablet bilgisayar dağıtmak: Fatih Projesi kapsamında 4 yıl içinde 16 milyon adet Tablet PC dağıtılması planlandı. Bir tablet bilgisayar 100 TL olsa 16 milyon tablet bilgisayar 1 Trilyon 600 Milyar TL yapmaktadır. İnşallah öğrencilerimiz tabletlerine kavuşurlar da başarılı, bilgili ve ahlaklı olurlar. Öğretmene ihtiyaçları da kalmaz. Amaç da budur. (Gerekte ise öğrenciyi kitap ve tablet değil, öğretmen eğitir ve öğretir. Öğretmenden uzaklaştıkça eğitimden ve bilgiden uzaklaşır.)

6.    Bedava eğitim vermek ve idarelerin velilerden yardım almasını engellemek: 2 çocuklu bir ailenin ve evin masrafının yıllık maliyeti en az 10 bin TL olduğu herkesin bildiği bir husustur. 250-300 öğrencinin okuduğu ve en az 10 sınıfı ve 5 idari odası, Bilgisayar Laboratuvarı ve Kütüphanesi olan bir okulun masrafının Yakacak, Elektrik ve Su parası bakanlıkça karşılansa da en az 20 bin TL olacağı yine herkesin bildiği ve bilmesi gereken bir husustur. Okul müdürleri bu parayı nereden alacaktır? Elbette öğrenciden ve veliden alacaktır. Ama “Eğitimi devlet bedava verir” diye öğrencilerden ve veliden yardım alınması yasaklanmaktadır. Ancak Okul Aile Birlikleri bağış alabilirler. Okul Aile Birlikleri de sivil olduğu ve velilerden oluştuğu için işini bırakıp hiçbir veli bununla ilgilenmez. Yine iş okul müdürünün başında kalır. O da para isterse suç işlemiş olur. O zaman illegal yollarla gizli ve korku içinde para toplar Okul Aile Birliği Başkanı ve üyelerine yalvar yakar imzalatır ve okulun bakanlıkça ödenmeyen masraflarını gidermeye çalışır. Kazara veli ile problem yaşarsa veli okul müdürünü şikâyet eder. Müdür soruşturma geçirir ve cezalandırılır. Yine de fedakâr müdürler bütün bunları göze alarak okulu idare etmeye ve eğitimi yapmaya çalışırlar.

7.    Eğitimi 12 yıl zorunlu hale getirmek: Eğitimi 8 yıl zorunlu hale getirerek eğitim kalitesi artırılmaya çalışıldı; ama 10 yıl uygulama sonucu tam tersi oldu. Eğitimin kalitesi daha da düştü. Bunun üzerine kademeli 4+4+4 olarak zorunlu eğitim 12 yıla çıkarıldı. Kalitenin artıp atmayacağı 8 sene sonra ortaya çıkacaktır. O zaman bu eğitim sisteminden vazgeçilecek ama hiç olmazsa bunun başarıyı getirmeyeceği ve kaliteyi artırmayacağı görülmüş olacaktır. Bu arada 16 milyon öğrenci mağdur olacaktır. Ama bizde öğrenci çoktur; 16 milyonun önemi yoktur. (Eğitim gönüllülük istediği için zorunlu eğitim gönüllüleri gönülsüzlerle bir arada zorunlu olarak tutmaya zorladığı için gönüllülerin başarısını azaltacak ve verimini düşürecektir. Bu da eğitimin kalitesini azaltacağı açıktır. Okullar zorunlu hapishanelere dönecektir. Benden söylemesi…)

8.    Taşımalı eğitim yapmak ve köy okullarını kapatmak: Bir zamanlar eğitimi yaygınlaştırmak için bakanlık bütçesinden Trilyonlar harcanarak “Her köye bir okul Projesi” uygulandı. Sonra hükümet ve bakan değişti yeni projeler ortaya çıktı. Buna göre köy okulları kapatıldı ve ihaleler yapılarak arabalar tutuldu ve öğrenciler kasaba ve ilçelere taşınmaya başlandı. Taşınan öğrencilerin öğle yemeği de bakanlıkça verilince İhaleye giren “dolmuş sahipleri” yanında “yemek şirketleri” de para kazanmak için ihaleler de en az teklif verene verildiği için müteahhitler hileli yollara başvurdukları için trafik kazalarından ve yemek zehirlenmelerinden onlarca öğrenci öldü ve ölmeye devam edecektir. Ama olsun bizde öğrenci çoktur; bu kadar eğitim zayiatı azdır… Köy okulları da köydeki muhtarların evlenip ayırdığı çocukların kira vermeden oturduğu geniş mekânlı evler haline gelmiştir. Muhtarın sahiplenmediği evler de çobanların ve hayvanların barınağı haline gelmiştir. Devlet bunları satılığa çıkarmış ama alan olmamıştır. Peki, taşımalı eğitimin devlete maliyeti nedir? Milli Eğitim Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, 2009-2010 eğitim öğretim yılında 668 bin 142 öğrencinin taşımalı eğitimi için 428 milyon 130 lira taşıma bütçesi, 188 milyon 766 lira yemek ödenek bütçesi ayrıldığı belirtilmiştir.

9.    Müdürleri sürgüne göndermek: Eğitimdeki başarısızlığın tek suçlusu ve günah keçisi maaşı öğretmen maaşından az, (öğretmen sınav ücreti, nöbet ücreti gibi ücretleri aldığı idareciler alamadığı için) sorumluluğu çok (her olumsuzluğun sorumlusu idareci olduğu için) yetkisi hiç olamayan (her şeyi yukarıdan gelen emir ve talimatlarla yaptığı için) okul müdürüdür. Çünkü “Okul müdürü kadar okuldur.” Başarısızlık müdürlerin beceriksizliğinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle “Rotasyon” yasası ile 5 senede bir başka okula sürülmesi gerekir… Başarılı olanlar bu sürgünden muaf tutulur mu? Hayır! Onlar da başarılı oldukları için sürgün cezası ile tecziye edilmelidir ve edilirler.

10.    Muavinleri sürgüne göndermek: Müdürler eğitimin başarısı ve başarısızlığından sorumlu olur da onun yardımcılarının suçları yok mudur? Elbette vardır. O halde onlar da suça iştirak ettikleri ve yardımcı oldukları için her 8 senede bir sürgüne gönderilmelidirler.

11.    Öğretmeni rencide etmek: Eğitimdeki başarısızlığın üçüncü suçlusu öğretmenlerdir. O halde onları sürgüne göndermek devlete maliyet getireceği için başka şekilde rencide ederek hadlerini bildirmek gerekir. İlköğretim ve Ortaöğretim Mezunu bir hizmetliye 1800 TL, bir teknisyene 2150 TL maaş verip 5 yıllık bir öğretmen maaşını 1650 TL’de bırakarak haddini bildirmek gerekir. Sonra da “sizin ek dersiniz var ek derse gir ücret al!” diye akıl verirler. (Sanki okullarda dersler boş geçiyor da öğretmenler ek ders bulup girmiyorlar…) “Neden böyle oluyor? Bu adaletsizlik değil mi?” diyen öğretmenleri Rotasyon/sürgün ile tehdit ederek gözlerini korkutmak gerekir ve öyle yapılmaktadır.

12.    Okullarımızı ve öğretmenlerimizi “Törenler” ve “Bayramlarla” meşgul etmek ve Milli Bayramları çoğaltmak ve bütün kutlamaları okullara ve öğretmenlere yıkmak, ihmal ve kusuru olanları cezalandırmak: Başarılı olan Edebiyat, Matematik, Tarih, Coğrafya, Fizik ve Kimya öğretmenleri ödüllendirilmezler. (Ödül yönetmenliğini de değiştirerek okul müdürünün yetkisi de elinden alındığını da belirtmek gerek.) Ancak törenlerde Kaymakam ve Milli Eğitim Müdürünün gözüne girenlere ödül üstüne ödül verilir, ihmal ve kusuru olanlar da cezalandırılır.

13.    Okul idarelerini ve öğretmenleri onlarca Proje ve Kurullarla meşgul ederek eğitime ve öğrenciye zaman ayırmalarını engellemek: Her sene onlarca proje ve yarışma okullara gönderilir ve bakanlık derslerin başarısını takip etmez, bakanlığın dersler dışında öğrenci ile alakası olamayan bir dizi projeyi takip eder, bu projelerin ise ne öğretmene ve ne de öğrenciye ve öğrencinin başarısına hiçbir etkisi olmaz. Ama bütün bu projelerin amacı içinde öğrenci olmayan öğrenci başarısıdır… Nasılsa?

Sonuç:
Eğitimin iki temel unsuru vardır: Birincisi öğrenmek isteyen öğrenci, ikincisi bilgili öğretmen. İyi bir öğretmen öğrenmek isteyene çadırda da en güzel eğitimi verir. Eğitim sadece teknoloji kullanımından ibaret değildir. Ama biz böyle anlamışız. Gerçek eğitim anlayış, davranış, ahlak ve meslek eğitimidir. O da bizde yoktur. Bu nedenle eğitimin kalitesi ve başarısı düşmeye devam edecektir; ama alttakiler üsttekileri memnun etmek için yalan yanlış raporlar ve şişirme başarı tabloları ile aldatmaya ve kendilerini başarılı göstermeye devam edeceklerdir. Şimdiye kadar olduğu gibi…

Bu Yazıyı Paylaş:
  • Print
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Live
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Twitter
Advertisement

Bir Cevap Yazın

hits counter