Bülbül eder güle nâz / Gül eder bülbüle nâz,
Teftiş ettim cihanı / Ağlayan çok gülen âz..
**
Bülbül güle gül dedi, gül gülmeden gitti,
Bülbül güle, gül bülbüle yâr olmadan gitti..
**
Cânımı cânân eğer isterse minnet cânıma,
Can nedir ki ânı kurban etmeyim cânânıma..
**
Kime kim derdimi izhâr kıldım isteyip dermân,
Özümden bin beter derd ü belâya mübtelâ gördüm.
**
Ne yanar kimse bana âteş-i dilden özge 
Ne açar kimse kapım bâd-i sebâdan gayrı
**
Veren de O, alan da O, nedir senden gidecek,
Telâşını görenler can senin zannedecek.
Âdemoğlu âleme üryân gelir, üryân gider,
Nâle vü efgân ile giryân gelir, giryân gider.
İvme ey dil, sabr kıl ivmek melâlet gösterir
Görelim âyine-i devrân ne sûret gösterir.
**
O gül – endâm bir al şâle bürünsün yürüsün,
Ucu gönlüm gibi ardınca sürünsün yürüsün.
**
Biz bülbül-i muhrik-dem-i gülzâr-ı firâkız,
Âteş kesilir geçse sabâ gülşenimizden.
Nâdânlar eder sohbet-i nâdânla telezzüz,
Dîvanelerin hem-demi dîvâne gerekdir.

Bâğ-ı dehrin hem hazânın hem bahârın görmüşüz,
Biz neşâtın da gâmın da rûzigârın görmüşüz.
Çok da mağrûr olma kim meyhâne-i ikbâlde,
Biz hezârân mest-i mağrûrun humârın görmüşüz.
Top-ı âh-ı inkisâra pây-dâr olmaz yine,
Kişver-i câhın nice sengîn hisârın görmüşüz.
Bir hurûşiyle eder bin hâne-i ikbâl-i pest,
Ehl-i derdin seyl-i eşk-i inkisârın görmüşüz.
Bir hadeng-i can-güdâz-ı âhdır sermayesi
Biz bu meydânın nice çâbuk süvârın görmüşüz.
Kâse-i deryûzeye tebdîl olur câm-ı murâd,
Biz bu bezmin Nâbiyâ çok bâde-hârın görmüşüz.





