15-35 yaş arası gençlik dönemidir. Gençlik çağı en verimli dönem.
12 yıl mecburi eğitim. Yaş geldi 19’a ancak Lise mezunu oldu gencimiz..
O sene üniversite’ye giremedi… Dershaneye yazıldı ve bir sene devam etti nihayet bir fakülteye girdi. Hazırlık sınıfı ile beraber 5 yıl okudu ve bir sene de okulu uzatarak 6 senede mezun oldu. Yaşı geldi 25’e dayandı.
İş bulamadı ve hiç olmazsa Mastır yapayım dedi ve 2 sene de öyle eğitime devam etti. Yaşı 27 oldu. İşe girmek istedi, özel sektör “Askerlik şartını” getirdi. Mecbur askere girmesi lazım. Müracaat etti askerlik şubesine, bir sene sonra askere alındı. 18 ay askerlik yaptı ve bitirince artık 30 yaşına gelmişti…
Artık babadan harçlık almaya utanıyordu ama ne yapsın işsizdi ve mecburdu… Özel yetenekleri ve gayreti ile birkaç özel iş aldı; ama bunlar karın bile doyurmuyordu. Bir taraftan ailesi evlenmesini ve bir yuva kurmasını istiyordu. Kız sahibi aileler “önce iş!” diyorlardı haklı olarak…
Gencimiz askerden gelince iki sene iş aradı. Herkes “iş çok ama iş yapacak adam yok” diyorlardı. Ama bu kabiliyetli ve becerikli gencimiz iş bulamıyordu. DMS’ye hazırlandı ve imtihandan 90 puan aldı; ama kendi sahasında az eleman alınıyordu. Orada burada çalıştı, en pespaye işleri yaptı; ama devamlı ve sigortalı bir işi olmadı… Bunalıma girdi…
Defalarca yurt dışına gitmeyi denedi… Ama olmadı… Dayısı yoktu yüksek makamlarda… Siyasi bir partiye ve mecburen iktidar partisine üye oldu… Seçim çalışmalarına katıldı ve gerek genel, gerek mahalli seçimlerde gece saat 00.2’ye kadar çalıştı.. Göze girdi… Bütün siyasiler “Söz verdiler” “Bir adam alacaksak önce seni alacağız” dediler. Çok güvendi… Ölesiye gayret gösterdi…
İktidar oldu partisi, sevindi, umutlandı ve birkaç ay sonra kapılarını çaldı. “Sen daha güzel işlere layıksın. Söz seni mutlaka en iyi yerlerde değerlendireceğiz” dediler ve her devasında “Söz verdiler; ama iş vermediler…” “Yeğenlerden ve yakınlardan sıra gelmemişti…”
Yaşı geldi 35’e dayandı…
Gençlik gitti… Umutlar bitti ve 30 yıllık çalışması hiçbir şeye yaramadı…
Sonunda babası emekli oldu ve emekli parası ile bir iş yeri açtı ve hiç olmazsa buradan ekmek kazanmaya bak dedi… Çar-u naçar kabul etti. Ve son bir ümitle çalışmaya başladı… Ama işi öğrenmesi için en az üç sene çalışması ve tecrübe kazanması lazımdı…
Kendisini işe verdi. Bilinçliydi ve bilgiliydi. Hayatta umut dağıtanlara güvenmemeyi öğrendi. Bütün himmeti ve gayreti ile dürüstçe çalıştı. Bir sene sonra para kazanmaya başladı ve 36 yaşında bir işi vardı. Evlenmeye karar verdi.
Gençik gitti ve hayatın baharı bitti…
Şayet ülkede yeni bir kriz yaşanmasa, yaşlı gencimiz yaşamaya ve hayata ümitle bakmaya devam edecekti…





