Reşk itme ömr-ü devlet-i dünyaya Bâkıyâ,
Kim hâb-ı gaflet içre hemân hayâldür…
**
Bakma yâ Rab, günâhımıza,
Nazar et, cân-u dilden âhımıza…
**
Her ne denlü çok yaşarsa bir kişi,
Âkıbet ölmekdürür ânın işi,
Her nefeste işledik yüz bin günâh,
Bir günâha etmedik hiçbir gün âh!
**
Sâfi kalb ol, kimseye tutma sakın kalbinden kin,
Fahr-i âlem dedi, sığmaz kin ile bir yerde din…
**
Hak tecelli eyleyince, her işi asan eder,
Halk eder esbabını, bir lahzada ihsan eder…
**
Hak Teâla intikamın yine kul ile alır,
Bilmeyen ilm-i ledünnü, ânı kul yaptı sanır.
Cümle eşyâ Hâlındır, kul eliyle işlenir.
Emr-i Bârî olmayınca, sanma bir çöp deprenir.
**
Âkıl isen kıl namazı, kim saadet tâcıdır,
Sen namazın şöyle bil ki, mü’minin miracıdır.
**
Kimseye bâki değildir, mülk-i dünya sîm-ü zer,
Bir harab olmuş gönül tamir etmektir hüner.
Buna fâni dünya derler, durmayıp dâim döner,
Âdemoğlu bir fenerdir, âkıbet bir gün söner…
**
Gel ey âkıl visâl iste, uyan artık hevâdan geç,
Hemen rûy-i Cemâl iste, yeter hubb-i sivâdan geç.
Gönül mülkün tertemiz et, gider kirleri pasları,
Hulûs ile ibadet et, ucup ile riyadan geç…
Bilirsin bu fenâ mülkü, değildir kimseye bâkî,
Bekây-ı lâ-yezâl iste, bu mülk-ü bî-vefâdan geç.
Paraya pula aldanma, seni aldatmasın dünya,
Süse ve ziynete bakma, çürük olan binâdan geç…
**
Beterdir gün-begün hâlim, be-gâyet Yâ Resulallah!
Düzelsin artık ef’âlim, inâyet, Yâ Resûlallah!
Azıtdı bu denî nefsim, beni şeytana uydurdu,
Ne mümkün bunca isyanla, dehâlet Yâ Resûlallah!
Acep kâbil mi kurtulmak, hevây-ı nefs-i şeytandan,
Erişmezse eger senden, inâyet, Yâ Resûlallah!
Gelince feyz-ü ihsânın, günâhkâr kimseye bir an,
Onun râhı dü-âlemde, selâmet, Yâ Resûlallah!
Emr-i nehyi ta’zîm ettim, arama demedim helal,
Her günâhın sonu oldu, nedâmet, Yâ Resûlallah!
Ey ins-ü cinin resûlü, insanların en üstünü,
İhlâsıma bağışla kıl, şefâat, Yâ Resûlallah!





