
2011 yılında Genel Seçim var, 2012 yılında ise Cumhurbaşkanlığı seçimi…
Bütün senaryolar buna göre yapılıyor Türkiye’de. Derin devlet de, asker de, hükümet kanadı da bütün oyunlarını buna göre oynuyor.
Hükümet kanadından yükselen “Açılım Rüzgârlarının” arkasında bu var. O da biliyor genel seçim ve cumhurbaşkanlığı seçimine göre muhalefetin ve hükümet muhalifi bütün kanatların senaryolar yazdıklarını… O kadar çok senaryo ve ayrı hesaplar var ve bunları oynayan o kadar kuklalar var ki, kuklacıyı gören bilen yok… Kuklacı bir tane de olabilir, birkaç tane de… Birinci adam yok… Birinci adamlar var… Bu sebeple hangisi birinci adam kimse bilemiyor…
Siyaset canibine bakıyoruz… DP hareketleniyor… Abdullatif Şener hazırlanıyor… Mustafa Sarıgül bir taraftan meydanlara inmeye çalışıyor… Hükümetin en çok nefret ettiği kelime ise “Erken seçim…”
Neden?
Seçim ortamına girilse ülkenin gerçek gündemi konuşulmaya başlayacaktır.
Ne konuşulacak?
“İşsizlik konuşulacak…
Memurun, köylünün, işçinin ve emeklinin sorunları konuşulacak…” O zaman da AKP’nin pili bitecek. Onun için yapay gündemlerle ülke meşgul ederek günü kurtarmaya çalışıyor.
Gündem 1: ERGENEKON
Birileri gizli bilgileri ve dosyaları Ergenekon savcılarına gönderiyor. Savcı da bunlara dayanarak birilerini içeri alıyor. Medya bunu konuşuyor…
Kim bu birileri?
Gündem 2: DİNLEME SKANDALI
Birileri başbakanı dinliyor. Altı ay boyunca. Başbakanın haberi yok. Olunca da halka şikayet ediyor. Kim niçin dinlediğini bilemiyor ve bulamıyor…
Kendisi de birilerini, hem de Anayasa ve Yargıtay üyeleri dâhil telefonlarını dinleme emri veriyor. Ortalık karışıyor…
Kim kimi, niçin dinliyor?
Kim bu birileri?
Gündem 3: AÇILIM…
Bu da hükümetin gündemi… Alevi Açılımı? Kürt Açılımı? Olmadı Demokratik Açılım…
Neyi niçin açıyoruz? Hükümet böyle yapay gündemle kamuoyunu meşgul ediyor ki gerçek gündem ortaya çıkmasın…
Anayasa değişmeden hiçbir şeyin değişmeyeceğini millet bilmez… Ama aydınlar da bilmez mi? Bilirler, bilirler de işlerine gelmez…





