Özelleştirme ve Tekel

7 Şubat, 2010 yapan admin Yorum Yazın »

Devlet tekelinde ve güvencesinde olan ticari işler ve işletmeler maalesef gerek istihdam açısından gerekse fayda ve hizmet açısından verimli olmamaktadır. Devlet bir şeyi yaptığı zaman insanlar devlet ile yarışamadığı için o sahadan çekilmektedir.A04020FA_01_detay

Devlet istihdam açısından çok düşük seviyede kalmaktadır. Özele devredildiği zaman hem iş ve hizmet kalitesi, hem de istihdam artmaktadır. Örneğin, Radyo ve TV devlet tekelindeyken hizmet ve istihdam ne kadar düşük seviyede iken özel sektörde ne derece kalite ve istihdam oranının arttığı bir gerçektir. Hava ulaşımı da aynı şekilde değerlendirilebilir.

Tekel’in özelleştirilmesi nedeniyle işten çıkartılan 12 bin işçinin dramı olarak takdim edilen durumu aynı şekilde değerlendirmemiz mümkündür. Bununla beraber işten çıkarılan işçilerin mağduriyetinin giderilebilmesi için 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılı yasa ile “Özelleştirme Kanununa” ek bir madde ilave edilerek Özelleştirme nedeni ile işsiz kalan personelin Devlet Memurları Kanunu’daki 4c maddesi ile geçici personel statüsünde işe alınmalarına imkân tanınmaktadır. Böylece 1992 yılından itibaren özelleştirilen şirketlerde işini kaybedenler kamuda geçici olarak istihdam edilmesine imkân sağlanmış olmaktadır.

20090407_derin_dusunce_org_3h_hareketiBurada bir iyi bir de kötü durum söz konusu. Kötü yönü devlette çalışanlar işlerini kaybetmemekte ancak geçici işçi statüsünde çalışmak durumunda kaldıkları için tazminat hakları olmamakta ve maaşlarında yarı yarıya bir azalma olmaktadır. İyi yönü ise milyonlarca işsiz insanların bulunduğu bir ülkede geçici de olsa bir işte çalışma imkânına kavuşmuş olmaktadırlar ki bu durum özel sektörde işinden çıkarılanlara göre çok avantajlı bir durum sayılmalıdır.

Bu durum işi ve güvencesi yüksek maaşı olan bir işçi için haksızlık olarak görülmekle beraber işi olmayan ve çalışma imkânı olmayanlar için büyük bir avantaj sayılmaktadır. Bilhassa üniversite mezunu olup yıllardır iş bulamayan, evlenmiş ve çocuk sahibi olmuş olan biri için “tekel işçilerinin hak arama eylemi” büyük bir haksızlık olarak algılanmaktadır.

Tekel işçilerinin bu gün eyleme geçmiş olmaları onları tamamen haklı konumdan çıkarmaktadır. İki sene önce kendilerine haber verildiği, Tekel işletmelerinin satıldığı ve tazminatları da hesaplarına yatmış olduğu halde çalışıyormuş gibi maşalarını almaya devam etmeleri onları cesaretlendirmiştir. Burada hükümetin de zamanında gerekeni yapmayarak cesaret vermiştir. Kaldı ki Dünya Bankası 1997 yılında başlattığı bir proje çerçevesinde özelleştirme kapsamında 29 bin işçiye 420 milyon Auro yardım yapılmasını öngördü. İşe yerleştirme destek eğitimi için de 11 bin işçiye yardım programı uygulamaya karar verdi.

Durum böyle iken hükümet bu konuda ne yaptı? Tekel işçilerini neden bu güne kadar ihmal etti?

Şimdi bunun sıkıntısını çekmektedir…

**

Bu ülkede en rahat koşullara sahip olan ve her türlü güvenceye sahip olanlar devlet memurlarıdır. Hükümet 2010 yılında 80 bin memur alacağını duyurdu ve bunun için milyonlarca işsiz üniversite memuru birbirleri ile yarışacaklar. Çünkü yapılan hesaplamalara göre yaklaşık 3 milyon işsiz genç var ve devletten iş beklemektedir.

Ülkede bu kadar iş arayan işsiz varken bir avuç Tekel işçisi daha fazla para ve imkân için eylem yapmaktadırlar. Asıl eylem yapması gereken işsizler “Tekel işçilerine sunulan imkânların” dahi altında bir iş bulurlarsa balıklama atlamaya hazır beklemektedirler.tutun_hasadi2

Özelleştirme kapsamında Tekel Fabrikaları satıldı. Tabii burada çalışan işçilerin bir kısmı dışında (bir kısmı zaten 4c kapsamında yaklaşık 700 bin TL ücretle çalışmayı kabul ederek tazminatlarını da alarak çalışmaya devam etmekte ve bu durumdan şikâyetçi de olmamaktadır) tütün eken ve geçimini buna bağlayan pek çok çiftçinin mağduriyeti ve zararı söz konusu olmamaktadır. Özelleştirme öncesi 300 bin ton olan tütün üretimi 100 bin tona düşmüştür. Buna karşın sigara üretimi azalmış mıdır? Hayır! Peki, bunun tütünü nereden gelmektedir. Virginya tütünü ithal edilmektedir. Çiftçiye verilecek para maalesef dış ülkelere aktarılmaktadır. 200 bin ton tütünün üretimi taşınması için yapılan harcamalar çiftçimize değil yabancı üreticiye ve ithalatçıya verilmektedir.

Bu durum kaynak israfı ve ülke insanına yapılan büyük bir haksızlık ve kaynak israfıdır. Hükümet bunun hesabını yapması gerekirdi. Hükümet “Tüyü bitmedik yetimin hakkını Tekel işçilerine ve çiftçilerine yedirmiyor” ama yabancılara yediriyor. Bu da hükümetin politikası… Hükümet bu politikası ile kaybeden Türk işçi ve çiftçisi kazananı ise yabancı sigara üreticisi ve çiftçisidir. Bu doğru bir politika mıdır?

Bu Yazıyı Paylaş:
  • Print
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Live
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Twitter
Reklam

Yorum yapın