Serbest Piyasa Ekonomisi

29 Ağustos, 2009 yapan admin Yorum Yazın »

ekonomiEkonomi denince hemen akla Adam Smith ve John M. Keynes gelir. Ekonomistler genellikle bu ikisinin teorilerinden bahsederler. “Keynesyen Politikalara ihtiyaç var” sözü müdahaleci ekonominin gereğini anlatmak için kullanılan bir ifadedir.

Keynes ekonomide devlet kontrolünü ve müdahalesini gerekli görürken, Adam Smith aksine bireyin ihtiyacını ve menfaatini esas alan serbest piyasadan yanadır. “Arz – talep dengeli olursa piyasada ekonomik dengeler yerli yerine oturur” der.  Piyasayı ihtiyaçlar belirler. İhtiyaç görünmez bir el gibi devlet müdahalesine ihtiyaç hissettirmeden ekonomik hayatı dengeler ve düzenler. Bunun için “bırakınız yapsınlar” “bırakınız geçsinler” der.

Ekonomik hayat, ihtiyaç, üretim, tüketim ve istihdam dörtlüsü üzerinde cereyan eder. Üretim ihtiyaca göre olursa ekonomik denge kurulur ama zenginlik olmaz. Zenginlik üretim fazlalığıdır ve bu istihdamı da beraberinde getirir. Tüketim olmazsa üretim durur. İnsanlar ihtiyaçlarını artırırlarsa buna lüks harcama denir. Ekonominin gelişmesi ve istihdam alanlarının açılması için lüks tüketime de ihtiyaç vardır. Bu bakımdan aşırı harcama israf sayılmaz. İhtiyaç fazlasını kazanmak ve biriktirmek de israf değildir; bilakis zenginliktir. İslam bilginleri israfı “haram yolda harcama” olarak isimlendirmişlerdir. İmam-ı Azam’ın “İsrafta hayır olmadığı gibi, hayırda da israf yoktur” sözü bu hususu ifade eder. İnsanların zararına yapılan harcamalar israftır. İnsanların faydasına yapılan harcamalar ne kadar lüks de olsa israf sayılmaz.  Ancak hiç ihtiyacın olmadığı sahalarda yapılan aşırı harcamalara israf olarak bakabiliriz.

Keynesyen politikalar, yani devletin ekonomiyi yönlendirmesi ve ihtiyaçları belirlemesi piyasadaki dengeleri altüst eder. Arz ve talep dengesini bozar. Hükümetlerin teşvik politikaları insanları ihtiyaç olmayan sahalara yönlendirir ve aşırı borçlanmayı doğurur. Bu da temel ihtiyaçların giderilememesine ve piyasanın aşırı daralmasına sebep olur. Tekelcilik artar. Bu durumdan da daha çok hükümet yanlıları yararlanır ve sermaye belli ellerde toplanmaya başlar. Toplum temel ihtiyaçlarını gideremez duruma gelir; ama belli kesimler aşırı zengin olurlar. Hükümetin teşvik ettiği belli sektörler aşırı kar ederlerken genelde toplumun ihtiyacına cevap vermek amacı ile çalışan milyonlar bundan zarar görürler. Öğrencilerin bütün kitaplarını devletin vermesi gibi, görünürde faydalı ama gerçekte kitap piyasasını belli ellerde toplayacak ve yüz binlerce kırtasiyeciye zarar verecek, paranın piyasada dolaşımın engelleyecek bir müdahale gerçekte hem piyasanın daralmasına, hem de israfa sebep olmaktadır. (Bilhassa her sene aynı kitabı yeniden basmak büyük bir israftır. Hiç olmazsa bir kitap en az dört-beş sene okunabilmelidir.)

Yorumlu-Yorum:
Liberal ekonomi hür bir ortama ihtiyaç duyar. Ekonomik özgürlük arz-talep, ihtiyaç ve istidam için gereklidir. “Bırakın insanlar üretsinler, çalışsınlar ve temel ihtiyaçlarını gidersinler, istihdamı artırsınlar. Zengin olsunlar ve harcasınlar.” Devlet müdahalesi ancak aşırı rekabetle veya haksız kazançla topluma zarar verecek durumları önlemek için olmalıdır. Fiyatları piyasa belirlemeli, ancak devlet tekelciliği önlemek, rekabete zarar verecek unsurları ortadan kaldırmak ve haksızlığı önlemek için müdahil olmalıdır. Bu durumda Adam Simith ve Keynes bu ortamda barışırlar.

***

Krizden ne zaman çıkarız?

Devlet ekonomiye müdahaleden elini çektiği zaman…

Bu Yazıyı Paylaş:
  • Print
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Live
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Twitter
Reklam
  1. ahmet ihsan diyor ki:

    çok kısa ve öz bir şekilde iktisadın tarifini yapmışsınız. iktisat dediğimiz kavramın esası “kıt kaynakları israfa kaçmadan mümkün olan en verimli sahalarda üretim sürecine katmak”tır.

    bugün devlet müdahalesiyle yapılmış harikulade işler yok mudur? elbette vardır, ancak bu işler insanların zorunlu ve ihtiyaç duydukları mal veya hizmetleri karşılamaktan ziyade devletin şaşaasını, gücünü göstermeye yönelik hizmetlerdir. sovyetler uzay teknolojisinde çok ileriydiler, fakat bu teknolojinin sscb’de açlıktan ölen milyonlarca insana bir faydası dokunmuş mudur? dokunmadığına göre demek ki sscb’de kaynaklar etkin bir şekilde kullanılmamıştır.

Yorum yapın