Posts Tagged ‘12 Eylül’

“Hayır!” ne anlama geliyormuş!..

Ağustos 19th, 2010

Mustafa CAN

Referandum süreci başladı. Referandum “Doğrudan Demokrasi”nin bir göstergesidir. Bazı meseleler ve kanunlar halka sorular ve “bakın halk istiyor” diye kabul edilir ve kanunlaşır. Avrupa’da çok defa uygulanagelen bir sistemdir. Referandumda vicdanlara ve fikirlere baskı yapmadan ve aklı karıştırmadan herkes hür vücdanına göre oy kullanır. “Evet” demek ne kadar demokratik ise “hayır” demek de o kadar demokratiktir. “Evet” veya “Hayır” çıkması hiçbir şeyin sonu değil ve hiçbir şeyi de değiştirmez.  Zira 12 Eylül Anayasası yerinde durmaktadır ve diğer bağlayıcı hükümler yeni yasaların işleyişini frenler. Bilhassa başlangıçtaki “Genel Hükümler” ve 174. madde tüm Anayasayı bağlamaktadır. Ama ne var ki burası Türkiye… Demokrsi kültürü yok ve iktidar dahil pek çokları “Demokrasi bir araçtır” diye üzerine basıp bir başka amacı takip ettikleri için ülkeyi “Evetçiler” ve “Hayırcılar” diye ötekileştirip ayrıştırmaktadırlar.

Bu durum 12 Eylül Anayasasının oylaması sırasında da yaşanmıştı. O zaman biz “Hayır” dediğimiz ve bunu anlatmak için Anayasa ne getirip ne götürüyor?” diye “KÖPRÜ” dergisinin eki olan bir broşürü dağıtıyorduk. Referanduma gidilecekti ve İhtilal Lideri Kenan EVREN “Hayır diyenler vatan hainidir. Koministlerle beraber vatana ihanet etmektedirler” diye mitingler düzenliyor ve yanına aldığı konsey üyeleri ile Anayasa üzerinden değil, “Vatan hainliği” üzerinden siyaset yapıyordu. Bizi de “Kministlerle beraber olmakla” suçluyorlardı. » Read more: “Hayır!” ne anlama geliyormuş!..

12 Eylüle neden Hayır!

Ağustos 12th, 2010

Mustafa CAN

  1. Anayasalar toplumun tüm kesimleri ile uzlaşarak yapılmalıdır. En azından salt çoğunluk olan %51’in mutabakatı alınmalıdır. Bu millete ve kurumlara güvenin ve uygulamada sahiplenmeyi kolaylaştırır. Çıkan yasa da güven ve saygı görür. Sadece meclis çoğunluğuna dayanarak “ben yaptım oldu!” mantığı ile yapılıp “emr-i vaki” ile dayatılamaz. Bu en azından kurumlara ve muhalefete saygısızlıktır. Bu nedenle bu değişikliğe hayır diyoruz.
  2. Bu değişiklik 12 Eylül rejimini ve yasasını değiştirmiyor, pekiştiriyor. Değiştirmek istiyorsa yine mutabakatla Anayasa Mahkemesi ve Yüksek Yargı Organlarında köklü bir değişim yapması gerekir. Veya tamamen o kurumu kaldırmak gerekir. Bu yapılmıyor sadece üyelerin sayısı artırılarak daha da meşrulaştırılıyor. Bu nedenle hayır diyoruz. » Read more: 12 Eylüle neden Hayır!

Kenan Evren “Evet” Diyor…

Temmuz 23rd, 2010

Görüldüğügibi 12 Eylül 1980 İhtilalinin mimarı olan Kenan EVREN bu gün de “Evet!” kampanyasını gizli olarak yürütmekte ve ona ancak “Kral Çıplak!” diyebilen bir çocuk “Beyamca bir kağıt düşürdünüz!” diyebilmektedir.

Anlayana “Sivrisinek saz!” …..

Kaynak: Bakınız: http://vanasyanur.net/haberdetay.asp?ID=5256

Anayasa Değişikliği Demokratik mi?

Temmuz 19th, 2010

Mustafa CAN

Hayır diyebilmek bir şahsiyet ve karakter ifadesidir. Kendisini geliştirememiş ve şahsiyetini bulmamış kişilerin en belirgin karakteri kimseyi kırmamak ve herkesin sevgi ve sempatisini kazanmak için her söylenene “Evet” demektir. Prensip sahibi şahsiyetli birisi ise prensiplerine uygun bulmadığı bir teklife “Hayır!” şeklinde cevap verir.

İçerisinde doğrunun da yanlışın da bulunduğu ve tek bir seçenekten başka çıkışı olmayan birisi ne yapmalıdır? “Evet!” diyerek yanlışa ortak olmaktan ise “Hayır!” diyerek fedakârlık göstermesini bilmeli ve yanlışa müsaade etmemelidir. İşte o zaman kişi şahsiyetini bulmuş demektir.

Gerektiği zaman “Hayır!” diyebilmek kararlılığın göstergesidir. İnsan hissiyatına, kendisini tahrik eden ve zorla bir şeyler yaptırmak isteyenlere, nefsanî arzularına ve öfkelerine “hayır!” dedikçe olgun bir insan olmaya ve hayatta başarı merdivenlerini tırmanmaya başlamış demektir.

Eskiden dindarlar oldukça duyarlıydılar. Ama son yıllarda parayla ve makamla tanışarak sistemle barıştılar. Dindarların görevi yanlışa, haksızlığa, zulme ve her nevi baskıya “hayır!” demek olmalıdır. Batı toplumu “Demokrasi” ile “hayır!” demeyi öğrendi ve gelişmeye başladı. Daha önce gerek kilisenin, gerekse kralların her isteklerine “evet!” diyorlardı; onlar da halkın bu uysallığından faydalanarak keyfi yönetimlerine devam ediyorlardı. Sonra Demokrasi geldi ve “Referandum” süreci başladı, insanlara bir güven geldi. Çünkü “Tercih” yapabiliyorlardı ve “Evet” dediği gibi “Hayır” da diyebiliyorlardı. Şahsiyetlerini buldular ve kendilerine geldiler. » Read more: Anayasa Değişikliği Demokratik mi?

hits counter