AKP Kriz üretme ustasıdır. Önce kriz üretir daha sonra bunu seçim stratejisi olarak kullanır. 3 Kasım 2002 Seçimleri 28 Şubat 1997 Postmodern darbeden sonra yapılan bir seçimdir. Bu seçimde AKP 28 Şubat ürünü olarak halkın tepki oylarına talip olmuş ve böylece siyaset sahnesine girerek % 34.26 oy oranı ile 363 milletvekili çıkarmıştır. 28 Mart 2004 Mahalli Seçimlerde ise iktidar avantajını kullanarak oylarını % 42.18’e çıkararak belediyelerin 1750’sini almıştır.
22 Temmuz 2007 Seçimlerine ise Cumhurbaşkanlığı Seçimi damgasını vurmuştur. TBMM’de uzlaşmadan kaçan ve kriz üreterek bundan pirim yapmayı seçim stratejisi olarak benimseyen AKP halkın karşısına “Bunlar Müslüman-Dindar Cumhurbaşkanı seçtirmiyorlar. Başörtülü eşi bulunan Cumhurbaşkanı seçerek başörtüsü krizini halletmek istiyoruz. Görüyorsunuz ki TBMM ‘deki partiler, Anayasa Mahkemesi, Danıştay ve Ordu bize komplo yapıyor ve dine karşı oldukları için dindar Cumhurbaşkanı seçtirmiyorlar” propagandası ile seçime girmiş ve halkın dini duygularını istismar ederek % 46.58 oy oranı ile meclise 341 milletvekili çıkararak tek başına iktidar olmuş, ancak milletvekili sayısında azalma yaşanmıştır. Bunun sebebi ise MHP’nin barajı aşması olmuştur. » Read more: AKP Krizler ve Seçimler


Araştırmacı-yazar Mustafa Aksu, 1931 yılında Düzce’ye bağlı Çilimli’de dünyaya geldi. Uzun yıllar Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nın çeşitli kademelerinde görev yaptı. Emekli olduktan sonra hayatı boyunca karşılaştığı önyargılara ve ayrımcı muamelelere karşı Çingenelerin haklarını savunan çeşitli çalışmalar yürüttü. Konferanslar verdi, ulusal ve yerel televizyon kanallarında konuşmalar yaptı, çeşitli gazetelerde ve dergilerde yazılar yayımlattı. “Türkiye’de Çingene Olmak” adında bir kitap çıkardı; bu kitapta yürüttüğü mücadeleleri ve sağladığı kazanımları, bu yolda karşılaştığı güçlükleri anlattı. Hem annesi, hem babası, hem de anne-babasının anne-babaları Çingene olan Mustafa Aksu kendisini “katıksız bir Çingene” olarak nitelendiriyor. Çalışmalarını halen sürdüren Mustafa Aksu’nun güncel yazıları 



Kemalizm, Atatürkçülük ve Atatürkçü düşünce ekseninde siyaset yapmak, devrimlerini ve ilkelerini korumaya çalışmak ve kökleşmesini sağlamaktır. Başta akıl ve bilimi esas alması ve çağdaş uygarlığı hedeflemesidir. 1930’larda uygulamaya konan “Kemalizm” CHP’nin 9 Mayıs 1935’te toplanan IV. Kurultayında kabul edilen 1935 Programında “Kamalizm” olarak kabul edilmiştir.
aşandığı görülmekle beraber AB yönünde bir ilerleme görülmemektedir. Suriye, Irak, Lübnan, Libya ve Arnavutluk ile vizelerin kaldırılması, İran ile sıcak ilişkilerin verilmesi “Türkiye batıya sırtını mı dönüyor” imajını vermektedir.
Tele-kulak skandalı…
Neden?

Siyasi partilerde bir önce “değişim” rüzgârları esti. Sonra “açılım”lar başladı. Değiştim, değişiyorum ve yeniliğe açılıyorum dediler ve geçmişi inkâr ederek yenidünyalara yelken açtılar. Baktılar ki millet yeniliğe sempatik. Devam ettirelim dediler…




