Posts Tagged ‘Bediüzzaman’

Bediüzzaman Hangi Partiye Oy Verirdi?

Şubat 8th, 2012

M. Ali KAYA
Siyaset hastalığına tutulan ve siyaseti her şeyin önüne alan bir kesim, düşüncelerini kabul ettirmek için “fikir” üretecekleri yerde “Kur’ân-ı Kerimi” Peygamberimizin (sav) “hadisi-i şeriflerini” ve “Bediüzzaman Said Nursi” gibi tüm kesimlerin saygı duydukları büyük zatların arkasına sığınarak siyaset yapmaktadırlar. Her şeyden önce şunu ifade etmekte yarar var: Bediüzzaman’ın takipçileri olan “Risale-i Nur Talebeleri” hiçbir zaman “Bediüzzaman yaşasaydı falan partiye oy verirdi” düşüncesi ile oy vermezler ve vermemişlerdir. Hayatta olmayan birisi hakkında bu gün “hayatta olsaydı şöyle yapardı” düşüncesi hiçbir zaman hayatta olmayanın düşüncesini yansıtmaz; ancak o ifadeyi kullananın şahsî düşüncesini yansıtır.

Bediüzzaman’ın hayatta olan talebeleri de, takipçileri de asla böyle bir ifade kullanarak siyaset yapmamışlardır. Bediüzzaman’ın “siyasi” düşünceleri, siyaset konusundaki fikirleri eserlerinde mevcuttur ve bu fikirler “tarafgirlik” telkini şeklinde anlaşılamaz. Bediüzzaman’ın siyaseti “şahıs odaklı” değil; “fikir odaklıdır.” Risaleleri okuyup anlamak için kafa yormayan ve zaman harcamayanlar Bediüzzaman’ı ve siyasi düşüncesini elbette anlayamazlar.

Bediüzzaman’ın “Risale-i Nur Külliyatını” okuyarak “siyasi dersini” de risalelerden alan “Nur Talebeleri” hiçbir zaman “hangi partiye oy verelim?” “geçen dönem falan partiye oy verdik; ama bu defa falan parti işimize daha yarar” veya “partiler ile pazarlık yapalım, kim bizim isteklerimizi yerine getirmeye söz verirse oylarımız ona olsun” gibi hiç de etik olmayan bir yola asla girmezler. Hiçbir “nur talebesi” asla oyunu pazarlık meselesi yapmaz. » Read more: Bediüzzaman Hangi Partiye Oy Verirdi?

Şahıs mı Misyon mu?

Mayıs 12th, 2010

M. Latif SALİHOĞLU

Soru: Siz Ahrar ve Demokrat çizgide gördüğünüz siyasetçileri neden hiç tenkit etmiyorsunuz? Halbuki, aralarında çok fenâ adamlar var. Hem, zaman zaman öylesine fenâ söz ve davranışlarına şahit oluyoruz ki, katılmak, tasvip etmek mümkün değil. Siz, bir yandan misyonu savunurken, bir yandan da bu tip adamları eleştirmeniz gerekmez mi? Hatta, bazılarının ağzının payını verecek derecede, onlara şöyle okkalı tokatlar vurmanız icap etmez mi?

Cevap: Evvelâ, biz şahısların değil, misyonun savunucusuyuz. Vitrindeki şahıslar, hatta zirvedeki liderler dahi gelip geçicidir. Fikir ve dâvâ çizgisi ise, kalıcı olup süreklilik arz ediyor.

Şahıslarla uğraşmak, hele hele tenkitlerle hücûm etmek bizim vazifemiz değil. Esasen, buna ruhsat da yok. Öte yandan, dostane ikazlarda bulunmak başka, yıkıcı tenkitlerde bulunmak büsbütün başkadır.

Bediüzzaman “Zaman cemaat zamanıdır” derken şahıslarla uğraşmayın demek istemiştir. Cemaat/ kurum/ müessese/ sistem içinde şahsın hürriyeti vardır; ama değeri yoktur. Şahsın hatası ve günahı misyona, cemaate ve kuruma zarar vermez. Bediüzzaman bunu “şahsımın hataları Risale-i Nur’a zarar vermez” diye açıklamıştır. » Read more: Şahıs mı Misyon mu?

Mantık ve Bilim

Eylül 16th, 2009

mantikMantık, akıl yürütme bilimidir. Önermelerden meydana gelir. Önermelerden oluşan çıkarımlar/argümanlar akıl yürütme araçlarıdır. Mantık geçerli argümanların yasalarını ve kurallarını tespit eder. Çıkarımlar, öncüllerden meydana geldiği gibi, bir dizi yargı cümlesinden de oluşur. Doğru öncüllerden meydana gelen sonuçlar geçerlidir. Örnek verecek olursak; “Bütün uçaklar düşebilir. / Bütün F-16′lar da uçaktır. / Bütün F-16′lar da düşebilir.”
Mantık bilimini sistemli hale getiren Aristoteles’tir. Sokrates’in öğretisi üzerine mantık ilmini tesis eden Aristoteles dağınık olan düşünce bilimini sistemli hale getirmiştir. Aristo öncesi mantık Çin ve Hint uygarlıklarına kadar uzanır. Kavramsal ve rasyonel düşünce Mısır ve Mezopotamya uygarlıklarında da mevcuttu.  Öncelikle akıl bilgisi ile doğru söz bilgisi olan ‘logos’ gerçeğin bilgisi olarak ortaya çıktı. Daha sonra Heraklitos ve Demokritos ile deney bilgisi mantık bilgisinden ayrıldı. » Read more: Mantık ve Bilim

hits counter