Mustafa CAN
Halk Partisi (CHP) Cumhuriyeti kuran ve devrimleri yapan Atatürk’ün kurduğu partidir. 1023-1950 yılları arasında tek parti olarak ülkeyi yönettiği için “devlet partisi” olarak faaliyet göstermiş ve icraat yapmıştır. Devrimleri ve Anayasa’yı yapan ve kendi felsefesini devletin “resmî ideolojisi” haline getiren ve “CHP İlkelerini” 1937’de “Atatürk İlkeleri” adı altında Anayasa’ya koyduğu için devlet partisi konumunu daha da güçlendirmiştir.
1923’den 1950 yılına kadar CHP demek devlet demekti. Bu nedenle CHP bürokrasiye, askere ve yargıya hakimdi. Günümüzde de bu hakimiyetinin zayıfladığı söylenemez. Zira CHP iktidarda olmasa da “İlkelerinin Anayasaya hakim olmasından dolayı” yine ülkeye ve diğer siyasi partilere de hakimiyetini ilke ve ülkü bazında devam ettirmektedir. 1980 sonrası ise isimleri farklı da olsa, farklı felsefeleri de savunuyor gözükse de ülkeyi tek bir parti yönetmektedir, o da “devlet partisidir” demek yanlış olmayacaktır. Zira bütün partiler kendilerini “Atatürk ilke ve inkılaplarına uygun davranmak, korumak, yaşatmak ve hakim kılmakla yükümlüdürler. Bu nedenle “Atatürk’ün Partisi” olan CHP’nin iktidarda olmasına gerek yoktur. Bütün partiler Atatürk’ün partisi konumundadır.
Halk Partisi olarak kurulduktan ve Cumhuriyeti ilan ettikten sonra ismini Cumhuriyet Halk Partisi olarak değiştirerek devlet partisi olduğunu ilan etmiş, sonrasında ise CHP’ye karşı yapılan muhalefeti “Cumhuriyete karşı muhalefet olarak” görmüş ve bu sebeple muhalefet yapmak isteyen partileri kapatmıştır. İlk kapatılan parti Kâzım Karabekir’in Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’dır. » Read more: Halk Partisi Felsefesi







Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 121. maddesi, Dernekler Kanunu’nun 36. maddeleri aracılığıyla Türk Medeni Kanunu’nun 87. maddesi uyarınca “talep tarihi itibariyle kuruluş amaç ve şartlarını kesin olarak kaybetmesi nedeniyle” Adalet Partisinin, kendiliğinden dağılma halinin ve buna bağlı olarak hukuki varlığının sona erdiğinin tespitine karar verilmesi istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurdu. Anayasa Mahkemesi 16 Ekim 2009 tarihinde Adalet Partisinin dağılmış sayılarak hukukî varlığının sona erdiğine, partinin bütün mal varlıklarının Hazine’ye geçmesine karar verdi.





