Posts Tagged ‘Demirel’

Ne Olacak Bu Memleketin Hali!

Ocak 31st, 2012

Demirel’e ülkenin durumu hakkında ne düşündüğü sorulmuş….

 Demirel de soruyu yönelten kişiye:

- “Bak sana bunu bir fıkrayla anlatayım da pazar neşesi olsun” demiş. Demirel’in anlattığı fıkra şu:

Osmanlı döneminde yolsuzlukları ile ünlü Karakuşi adında bir kadı varmış. Bir gün Karakuşi Kadı, bir fırının önünden geçerken burnuna güzel bir koku gelmiş. Vitrinde güveç içinde nar gibi kızarmış sahibini bekleyen nefis bir ördek var… Karakuşi Kadı, fırıncıya:

 - ‘Ben bunu aldım’ demiş. Kadıya itiraz edilir mi? Fırıncı hemen ördeği paket yapıp vermiş. Az sonra ördeğin asil sahibi gelmiş:

 - ‘Hani bizim ördek?’ Fırıncı boynunu büküp:

 - ‘Uçtu’ deyince iş kavgaya dönüşmüş. Kavga sırasında fırıncı, araya giren bir gayrimüslim müşterinin gözünü çıkarınca korkup kaçmaya başlamış… Gayrimüslim de peşinde kovalıyor… » Read more: Ne Olacak Bu Memleketin Hali!

Demirelden Terör Eleştirisi

Temmuz 20th, 2011

9′uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, EkoEnerji Dergisi’nin Temmuz sayısında Prof. Dr. Mustafa Özcan Ültanır’ın sorularını yanıtladı. Demirel, artan terör olayları ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ”Biz Afganistan’a kadar gidiyoruz, NATO ‘da Kandil’e gelsin“ sözlerinin hatırlatılması üzerine değerlendirmede bulundu. Habere göre terörün Türkiye’nin en büyük belası olduğunu söyleyen Demirel, terör nasıl önlenir ve neden bu hale geldi sorularına cevap bulmanın zor olduğunu vurguladı. Terör ile Türkiye’deki etnik yapının karıştırılmaması gerektiğini ifade eden Demirel, şu tehlikeye dikkat çekti: ”PKK terörü dışarılardan bir bağımsızlık hareketi olarak görülüyor. O yalnız içerde de bu bir bağımsızlık hareketi gibi görülmeye başlarsa, bunu benimseyecek olanlar, karşı çıkacak olanlar vardır. Bu çok kötü olur. O zaman bizim birliğimiz bozulur. Bu hareketin arkasına düşülmesi durumda halkımız bölünür. 

Gidişat devletten soğutuyor
Demirel, gidişatın insanları birbirlerinden ve devletten soğuttuğunu kaydetti. Bu zamana kadar kendisini Türk sayan, kendisini Kürt sayan, kendisi hangi etnik gruptan geliyorsa gelsin vatandaşların, 30 senelik vur-kır’a çok iyi dayandığını ifade eden Demirel, “Gidişat; her geçen gün insanlar birbirlerinden soğumaktadır ve devletten de soğumaktadırlar. Her iki taraf da devletten soğuyor. Yani bir tarafta şehitlerine ağlayan halk, devleti güçsüz görüyor. ‘Üç-beş tane çapulcunun hakkından gelemediniz(!)’ feryadı çok önemlidir. Devletin evvela bu kanı durdurması lâzım. Kan, ‘dur’ deyince durmaz. Devlet, devlet ise kanı durdurması lazım” dedi.

NATO ile olmaz
Demirel, terörün kökü neredeyse oraya kadar gidilmesi gerektiğini vurguladı. “Efendim, ‘Kandil Dağı’na gidemeyiz’ diyorsanız, bu olmaya devam eder” uyarısında bulunan Demirel, NATO ile Kandil’e gitmenin çok yanlış olacağını ifade etti. Demirel, “NATO’nun bu işlere bulaştırılması fevkalade yanlış olur. Zaten bu NATO’nun sahası değildir. Daha doğrusu Türkiye’nin içindeki terörü bastırmak Türkiye’nin kendi işidir. Türkiye, dış güçleri karıştırmamalıdır” dedi. NATO’nun bu işlere bulaştırılmasının doğru olmayacağını belirten Demirel, ”Zaten bu NATO’nun sahası değildir. Daha doğrusu Türkiye’nin içindeki ve karşısındaki terörü bastırmak Türkiye’nin kendi işidir. Türkiye, dış güçleri karıştırmamalıdır“ diye konuştu. Terör devam ettiği sürece devletin daha çok zaafa uğrayacağını ileri süren Demirel, devlet olarak daha çok zaafa uğradıkça, uluslararası zeminde de itibarı daha çok azalacağını vurguladı.

» Read more: Demirelden Terör Eleştirisi

DEMİREL – ERDOĞAN FARKI

Mayıs 19th, 2011

DEMİREL YAPAR. / Erdoğan satar…

DEMİREL İMAM HATİP VE İLAHİYAT AÇAR. / Erdoğan orada okur ve okuyanları Demirel’e düşman yapar.

DEMİREL FİKİR VE PROJE ÜRETİR./  Erdoğan laf üretir.

DEMİREL BİLGEDİR, BİR BİLENDİR… / Erdoğan ne bilgedir ne de bilendir.

DEMİREL TÜRKİYENİN MİMARIDIR… / Erdoğan Türkiyenin har vurup harman savuranıdır.

DEMİREL BEYEFENDİDİR. / Erdoğan kabadayıdır.

DEMİREL BABADIR. / Erdoğan yaramaz çocuktur.

DEMİREL DEVLET ADAMIDIR. /  Erdoğanın kimin adamı olduğu tartışılmaktadır.

Demirel Gündemi Değerlendirdi.

Haziran 1st, 2010

Demirel, gündemdeki konulara ilişkin Cumhuriyet’in sorularını yanıtladı. 27 Mayıs’ın 50 yıl sonra hâlâ tartışıldığını belirten Demirel, askeri müdahalelerden yarar görmüş bir ülkenin bulunmadığını, Türkiye’nin bundan çok zarar gördüğünü söyledi. En büyük hatanın Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın idamı olduğunu kaydeden Demirel, “Ben o kütlenin devamı olarak Menderes’ten sonra başbakanlık yaptım. Menderes’i iktidara getiren kitle beni de iktidara getirdi. Ben ne yapacaktım, nasıl yapacaktım Başbakanlığı. Ben başbakan koltuğuna oturduğum zaman benimle beraber Başbakanlık odasında bir de idam sehpası vardı. O endişe hep devam ede gelmiştir” dedi. Demirel’in sorularımıza verdiği cevaplar şöyle:

Bu tür girişimler, 27 Nisan bildirgesi ve kimine göre 28 Şubat sürecinin bu iktidarı güçlendirdiği yönünde değerlendirmeler yapılıyor. Bunlara katılıyor musunuz?

Bu tür hadiselerin hiçbiri diğeriyle kıyaslanamaz. Her devri kendi şartları içinde mütalaa edeceksiniz. Bugünkü devir nedir, seçilmiş Meclis var, hükümet var. Devletin kurumları, hür basın, hür üniversite, hür yargı, hür medya, hür sokak var ve Türkiye seküler bir devlet. Bu kâğıt üzerinde. Ama uygulamaya geldiğiniz zaman arızalar var. Türkiye’de ne basın, ne yargı, ne üniversite hiçbirisi hür değil. Çünkü Türkiye korku imparatorluğu haline getirilmiş. Bugün medya nasıl bu hale getirilmiş, sen benim tarafımda senin tarafında diye insanlar ayrılmış. Medyanın görevi doğru habercilik, aydınlatma. Bu, bir kenara bırakılmış, yanlış haber ve karalama, bu medyanın zehridir. Ve karalama o kadar önemli bir silah haline gelmiş ki karalamanın tesirini Türkiye 1 aydır yaşıyor. Birisi bir kaset yapıp ortaya koyuyor, bu eğridir doğrudur diye tartışmaya zaman kalmadan ortalık karmakarışık oluyor. Sistem aslında çok büyük yara alıyor. Meşru ve makul metotları kullanmazsanız ondan sonra nasıl mücadele olacak, eşit şartlarda eşit mücadele nasıl olacak?

Bir bakıyorsunuz medya kurumlarına altından kalkılamayacak vergi cezaları getirilebiliyor. Vergi cezasını herhalde vergi idaresi koymuyor, bir yerden direktif alıyor. Yani almasa bile öyle zannediliyor, farz ediliyor. Ondan sonra bakıyorsunuz bir gazetede hoşuna gitmeyen yazılar çıkıyorsa bir süre sonra o ortadan kayboluyor. 147 üniversitesi var Türkiye’nin, bu kadar tartışma oluyor nerede üniversite. Üniversitede ses yok. Yargıyı ikiye bölmüşsünüz, yargıyı siyasallaştırmışsınız. Her gün bu yargının siyasallaştırılması konuşuluyor. Bunun en iyi örneği de Silivri Mahkemesi. Bunu hangi devirle mukayese edeceksiniz? » Read more: Demirel Gündemi Değerlendirdi.

hits counter