Kazım GÜLEÇYÜZ
irtibat@yeniasya.com.tr
Birlikte olamadığımız günlerin en çok konuşulan konularından biri şike yasasıydı. Başlangıçta dört partinin şaşırtıcı uzlaşmasıyla gündeme gelip, bilâhare BDP’nin desteğini çektiği, ama diğer üç partinin arkasında durmaya devam ettikleri tasarı kaşla göz arasında Meclisten geçerek onay için Köşke gönderildiğinde Cumhurbaşkanı Gül düzenlemeden rahatsız olduğunu söylemiş ve yasayı bir kez daha görüşülmesi için Meclise geri göndermişti.
Sonrasında ilginç gelişmeler ve bilhassa iktidar cenahında şaşırtıcı U dönüşü manevraları oldu.
Devlet Bakanı Hayati Yazıcı Gül’ün vetosunu haklı bulduğunu ifade ederken, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, “Meclisten bu kanun çıkmaz, bir daha getirmeye cesaret edemezler” dedi.
Gül’ün vetosuyla sonuçlanan ilk aşamayı tetikleyen AKP Milletvekili Şamil Tayyar ise “Kanunu referanduma götürelim, geçerse istifa edeceğim” gibi hayli keskin ve iddialı ifadeler kullandı.
Ama ne zaman ki Başbakan hasta yatağından olaya müdahale ederek, veto edilen yasanın aynen geçmesi talimatı verdi, işler bir anda değişti.
Hayati Yazıcı derin bir suskunluğa büründü.
Arınç, daha önceki beyanlarını “bağışlanmaz bir hata” olarak niteleyip defalarca özür diledi.
Tayyar da ikinci oylama öncesi “Red oyu vererek değiştireceğim birşey yok” diyerek teslim bayrağını çekti. Şike defterini kapattığını söyledi. » Read more: Şikeli Sistem







Mustafa CAN



İktidarı bir kişinin temsil ettiği ve siyasi kararları bir kişinin aldığı yönetim şekline monarşi adı verilmektedir. İktidarı kimse ile paylaşmayan şah, padişah, hükümdar, hakan, emir ve bey kişisel kararlarla maiyetindekileri yönetir. Buna adil olursa “saltanat” zalim olursa “ceberut yönetimi” adı verilir. Siyasal bilimciler yasaları uygulayan bir krallık yönetiminin “monarşi” olduğunu ifade ederler. Şayet ortada halkı idare eden bir yasa yoksa ve halk kralın ağzından çıkan kararlarla yönetiliyorsa buna “despotizm” adını vermişlerdir. Despotizmde iktidarın kaynağı monarkın kendisidir. Aristo ve Montesquieu adil yasaları uygulayan monarşik idarelerin en iyi yönetim şekli olduğunu da söylemişlerdir. Bu durumda monark ülkenin tek hâkimi değildir. Yasaların yetki verdiği pek çok güçler de vardır. Yine yasalar kralın yetkilerini büyük ölçüde sınırlamıştır. Yönetimi keyfî değil, yasal çerçevededir.
Mustafa CAN

Dünya bir ekonomik kriz yaşadığı bir gerçektir. Krizlerin pek çok sebepleri vardır. Ancak en önemli sebepleri arasında kaynakların azlığı değil, kaynak oluşturmama, çalışmama, dürüst olmama, kaynakları dengeli ve verimli kullanmamaktır. Ekonomik ahlak olmayınca serbest piyasa ekonomisi de sağlıklı yürümez. Hürriyet olmayınca da serbest piyasa ekonomisi serbest olamaz. Önce hürriyet, sonra emek ve gayret gelir.
Siyasetin doğruları ve yanlışları üzerinde bir nebze düşündüğümüz zaman yaşanan tecrübelrei de dikkate alarak bazı çıkarımlarda bulunmak mümkündür. Bunları kısaca sıralayacak olursak:




