Posts Tagged ‘Ekonomi’

AKP’nin Milli Gelir Yalanı

Kasım 24th, 2011

Güngör Uras
guras@milliyet.com.tr
 
Time dergisi Sn. Erdoğan’ın başarılarını şöyle övüyor: “Erdoğan’ın iktidarda olduğu 8 yılda, Türkiye’nin kişi başına düşen GSYH (Milli Gelir) üç kat artarak 3 bin 492 dolardan 10 bin 79 dolara çıktı. Sıradan Türklerin hayatındaki dramatik iyileşme, muhafazakâr, ekonomiyi iyi yöneten AKP’nin haziran ayındaki seçimleri üçüncü kez, büyük farkla kazanmasının ana nedenlerinden biridir.”

Sn. Erdoğan’ın Time dergisine kapak olmasına ve dergide yer alan yazıda başarılarının anlatılmasına sevinmemek mümkün değil. Ancak dergide kişi başı milli gelirin 8 yılda 3 kat (yüzde 288 oranında!) arttığı konusundaki ifade yanlış. Ben neden yanlış olduğunu anlatacağım ama… Hesaba gerek olmadan siz kendi kendinize sorarak cevaplayınız. Son 8 yılda halkımızın geliri 3’e katlandı mı? » Read more: AKP’nin Milli Gelir Yalanı

Japonya Nasıl Kalkındı?

Kasım 5th, 2011

Mustafa CAN
Ekonomi Japonca “keizai” kelimesi, insanların acılarını hafifletme bilimi” anlamına gelmektedir. Japonya ABD’den sonra dünyanın ikinci büyük ekonomisidir. Dünyanın mal ve hizmet üretiminin %18’i Japonya tarafından gerçekleşmektedir. Tarih boyunca istikrarlı bir ekonomiye sahip olan Japonya’da enflasyonda enflasyon oldukça düşüktür.

Japonya 1630’dan 1850 yıllarına kadar dünyaya tamamen kapalı bir ekonomik yol izledi. 1853 yılından itibaren batı dünyası ile ticaret sınırlarını açtı. 1904-1905 Rus-Japon savaşını Japonya’nın kazanması üzerine Japonya’yı dünya gücü haline getirdi. Ülkedeki doğal kaynakların azlığı dünyaya açılmasını zorunlu hale getirdi. II. Dünya Savaşına kadar sanayiye doğal kaynak sağlamak amacına yönelikti. II. Dünya Savaşından yenik olarak çıkan, Nagazaki ve Hiroşima’ya atom bombası yiyen Japonya’nın ekonomisi büyük bir darbe yedi. 1970’li yılların başında yine eski gücüne kavuştu ve dünyanın sayılı sanayi ülkelerinden birisi haline geldi.

İkinci dünya savaşından sonra tamamen tahrip olan ekonomisini yeniden inşa ederek dünyanın ikinci büyük ekonomik gücü haline gelmeyi başarabilmiştir. Bu başarısını imalat ve hizmet sektörüne borçludur. Yaygın olan kanaatin aksine dış ticaretin payı daha azdır. Milli gelir içinde iç piyasanın payı daha belirleyici ve daha yüksektir. » Read more: Japonya Nasıl Kalkındı?

Seçimden İki Ay Sonra

Ağustos 12th, 2011

Kâzım Güleçyüz /Yeni Asya / 12 Ağustos 2011
 http://www.yeniasya.com.tr/yazi_detay2.asp?id=2960 
Seçimin ikinci ayı da geride kaldı. Yemin ve boykot kriziyle açılan yeni Meclis, başkanını seçip, kurulan yeni hükümete güvenoyu verdikten sonra dağıldı. Yemin krizinin CHP ayağı çözüldü, ama BDP ayağındaki çözüm Ekim’deki Meclis açılışına kaldı.

YAŞ toplantısı, sürpriz bir şekilde Genelkurmay Başkanının değişmesi ile sonuçlandı. Işık Koşaner’i zamanından iki sene önce emekli ettiren “tutuklu generaller” düğümü, ona “hayır” diyen hükümetin, daha sonra aynı talebi seslendiren yeni komutan Necdet Özel’e “evet” demesiyle “çözüldü.”

Savcının, haklarında yakalama talebinde bulunduğu generallerin de süresi uzatıldı ve bazıları yeni görevlere atandı. Ve YAŞ’tan bir hafta sonra mahkeme, bunların çoğu hakkında savcının talebini kabul ederek yakalama emri çıkardı. Şimdi karar çerçevesinde tutuklamalar devam ediyor.

Görevleri herhalde vekillere devredilecek… » Read more: Seçimden İki Ay Sonra

Serbest Girişimcilik

Ekim 13th, 2010

M. Ali KAYA

“Ekonomik ilişkilerin kontrol edilmesi
her yönden denetim altına alınmamız demektir.”
(Frederich Hayek)

Serbest girişim, mal ve hizmetlerin gönüllü mübadelesine dayanan ekonomik bir sistemdir. Bu sistemde ne yapacaklarına insanların kendileri karar verirler. Birileri onlar adına karar vererek yapmaya zorlamaz ve suni ihtiyaç belirleyerek fıtrî akışı engellemez. İhtiyaçları belirleyen ve ekonomik ilişkileri düzenleyen bireylerin kendileridir. Ekonomik hayat ihtiyaç, arz ve talep üçgeninde doğal/fıtrî olarak şekillenir ve kendi dengesini bulur.

Ticaret ve mübadele medeniyetin ayrılmaz bir parçasıdır ve medeniyet ticaretle gelişir. Batıda kilisenin ve devletin gücünün azalması ölçüsünde ticaret, serbest girişimcilik çoğalmış ve zenginlik artmıştır. Normalde ekonomik hayatı ihtiyaçlar belirler ve ihtiyaçların artması ölçüsünde ticaret hacmi de artar. Bu da sonuçta refah seviyesini artırır.

Ekonomik hayat merkezi bir yönetim olmadan geniş ölçüde kendi kendine işler ve insan ihtiyaçlarının karşılanması ticareti geliştirir. İnsanlar tüketicilere istedikleri şeyleri sağlamaları halinde ve bu konuda uzmanlaşmaları oranında zenginlik artar. Paranın değeri ancak satın alabileceği şeyin değeri oranındadır. Gerçek zenginlik ise paranın değerinden daha fazladır. Bu da serbest rekabet ve eldeki mevcut zenginlik kaynaklarının müteşebbislerce kullanılmasına ve ticarete aktarılmasına bağlıdır. Rekabet satın alma gücünü artırır ve bu da zenginliği meydana getirir. » Read more: Serbest Girişimcilik

İthal et, borçlan ve tüket…

Ekim 6th, 2010

Ufuk SÖYLEMEZ

Uluslararası para taciri Mark Mobius’un dün medyaya yansıyan açıklamaları ilginçti.

Ünlü spekülatör; “..Borsada (İMKB) daha ucuz hisse senedi alımı yapabilmek için piyasaların çökmesini isteriz…” şeklinde konuşmuş.

Türk borsasının %70’inin bu tür zihniyetli yabancıların kontrolünde olduğunu düşünürseniz, borsanın nasıl bir kumarhane kapitalizmi enstrümanına dönüştürülerek, yozlaştırılmak, istendiğini daha iyi görebiliriz.

Milyarlarca dolarlık fonlarıyla spekülasyon yapan Mark Mobius, “…güçlü bir para birimi (TL) kötü bir şey midir? Hayır, değildir. Satacağın malların kalitesini arttırırsanız insanlar zaten alacaklar..” demiş.

Aynı Türkiye Cumhuriyetinin büyük ekonomi dehası Başbakanı Sn. Erdoğan gibi konuşmuş. » Read more: İthal et, borçlan ve tüket…

Mikroekonomi ve Yatırımcıya Tavsiyeler

Ekim 3rd, 2010

İnan DOĞAN

Ekonominin büyük bir çoğunluğunu, yani % 95’ini Mikroekonomi, yani küçük hesaplar ve alışverişler oluşturur. Bu nedenle ekonomistlerden (Büyük şirketlerde çalışanlar ve uğraşanlar) borsa ve döviz tüyosu alıp yatırım yapmak çılgınlıktır.

9 TL’ye uçak bileti olur mu? Bal gibi olur. Çünkü bu Onur Air uçak firmasının reklamıdır. Ayrıca bunu gazete haber yapar bu da ayrı bir reklamdır. 9 TL’ye uçak bileti alan ve bununla yolculuk yapan bunu 100 kişiye anlatır. Bu da en etkili bir reklamdır. Onlar da binmek isterler. Ayrıca bu bir kampanyadır. Bu gibi kampanyaları tüm marketler yapmaktadır. Ucuz mala gelen müşteri yanında başka ihtiyaçları da alır ve market bundan muazzam kar eder. » Read more: Mikroekonomi ve Yatırımcıya Tavsiyeler

Yoksulluğu Yenmek-1

Kasım 23rd, 2009

YOKSULLUĞU YENMEK-1

Yüce yaratıcı insanı sonsuz ihtiyaçların odağında yaratmıştır. İnsan fıtratına koymuşdort-kisilik-ailenin-yoksulluk-siniri-2-bin-465-tl16 olduğu ihtiyaç silsilesi ile insanı rızka muhtaç halde yaratmıştır. İnsan rızk için sosyal hayata uyum sağlamak mecburiyetinde ve çalışmak durumundadır. Hayatla ve eşya ile münasebetini bu şekilde kurmaktadır insan…

İnsanın rızk peşinde koşması, çalışma hayatı ve ekonomik faaliyetlerinin tamamına “iktisat” denir. İktisat, ekonomiden ve ekonomik faaliyetlerden daha geniş ve daha kapsamlı bir terimdir. İktisat kavramı içerisinde “hak, adalet ve dengeli bir hayat, israftan kaçmak” gibi kavramların tamamı vardır. Ekonomi dendiği zaman ise, sadece kalkınma, gelişme ve ekonomik faaliyetler vardır. İşin adalet ve hakkaniyet boyutu ancak “Hukuk” olarak kabul edilmiş ve ekonomiden ayrı tutulmuştur. İşte problem de bundan sonra başlamıştır. Zira hak ve adaletin, israf ve iktisadın olmadığı yerde ekonomik faaliyetler sadece “menfaat” çerçevesinde oluşur. Sadece menfaatin esas alındığı ekonomik faaliyetlerin de pek çok haksızlıklara sebep olmayacağı söylenemez. Ekonomik problemlerin temelinde insanın mala ve kazanca olan hırsı ve menfaat düşüncesi vardır. » Read more: Yoksulluğu Yenmek-1

hits counter