Posts Tagged ‘Fitne’

İngiliz Siyaseti ve Günümüz

Ocak 7th, 2012

M. Ali KAYA
İngiliz siyaseti siyaset âleminde hile ve fitneye dayanan şeytani siyasetin unvanı olarak tarihe geçmiştir. İngilizler bu siyaseti ile “Osmanlı Devletini” parçalamış ve teknik gelişmeleri de arkasına alarak dünyanın pek çok devletini sömürge haline getirmiştir.

Bediüzzaman Said Nursi hazretleri “Şeytanın Adımları” anlamına gelen  “Hutuvat-ı Sitte” nam eserini İngilizlerin İstanbul’u işgali sırasında yine İngilizlerin menfi propagandasını kırmak için yazmıştır. Eserin başında “Her bir zamanın insî bir şeytanı vardır. Şimdi beşerde insan sûretinde şeytanın vekili olan ruh-i gaddar, fitnekârâne siyasetiyle cihanın her tarafına kundak sokan elhannas, altı hutuvatıyla âlem-i İslâmı ifsat için insanlarda ve insan cemaatlerindeki habis menbaları ve tabiatlarındaki muzır madenleri, fiili propaganda ile işlettiriyor, zayıf damarları buluyor. Kiminin hırs-ı intikamını, kiminin hırs-ı cahını, kiminin tamahını, kiminin humkunu, kiminin dinsizliğini hatta en garibi, kiminin de taassubunu işletip siyasetine vasıta ediyor” (Eski Said Dönemi Eserleri, Hutuvat-ı Sitte, s. 449) demektedir.

Böylece “İngiliz siyasetinin hassa-i mümeyyizesi, yani en belirgin özelliği fitnekârlık, ihtilaftan istifade, menfaat yolunda her alçaklığı irtikap etmek, yalancılık, tahripkârlık, hariçte menfiliktir. Fenalık ve ahlâk-ı seyyie siyasetine vasıta olduğu için her yerde ahlâk-ı seyyieyi, en alçak huyları himaye ederek teşci eder” (Eski Said Dönemi Eserleri, Tuluât, s.537) ifadeleri ile İngilizlerin siyasetteki başarılarını anlatır. İngilizler bu yıkıcı ve menfi siyasetleri ile herkesin ve her milletin zafından istifade etmesini bilmiş ve kendis siyasi amacın hizmet ettirmiştir. Çünkü yapmak zor, yıkmak kolaydır. Bir adam bir binayı bir senede yapar, ama bir dakikada yıkıp harap edebilir. İngilizlerin takip ettiği siyaset de yıkıcıkık ve tahrip üzerinedir. Zahiren tel’in eder, gizlice teşvik eder, bir taburu fitnesiyle ihtilale verir. Siyasetinin vasıtası fenalık ve her nevi ahlâk-ı seyyiedir. Her yerde ahlâk-ı seyyieyi teşci eder. Hâl-i âlem siyaseti buna delildir.

Bediüzzaman hazretlerine “Neden İngilizlerden bu kadar nefret ediyorsun ve musalaha istemiyorsun?” dedikleri zaman “Sebep bir değil, bindir. Bana en ziyade şedit görünen, mânen ahlâkımıza vurduğu darbedir. Çekirdek halinde bulunan secâyâ-i seyyieyi içimizde inkişâf ettirdi. Hayatın yarası iltiyam bulur/iyileşir, izzet-i islâmiye, nâmus-u millînin yarası pek derindir. Edirnekapı camiinde bir İslam hocasının lisanıyla Venizelos gibi şeytan zâlime dua ettirdi. Merkez-i hilâfet olan İstanbul’da Müslümanlar lisanıyla hizbu’ş-şeytan olan İngiliz ve Yunan askerlerini halaskâr/kurtarıcı ve tathîr/temizleyici ilân ve karşısındaki gürûh-u mücâhidîni cani ve zalim söylettirdi” (ESDE, 574) demektedir. » Read more: İngiliz Siyaseti ve Günümüz

hits counter