Yazı etiketlendi ‘Kemalizm’

Kemalizm ve Dindar M. Kemal Siyaseti

29 Nisan, 2010

Eleştiri-Yorum Araştırma Merkezi

Kemalizm’i savunan pek çok Kemalist grup ve oluşum mevcuttur. Bunlar Darbeci, Halkçı, Milliyetçi, Eyyamcı, Cuntacı, Lâdini ve Dindar Kemalistler gibi gruplara ayırmak mümkündür. 12 Eylül ve ANAP ile başlayan “Dindar Kemalizm” süreci dini grup ve cemaatlerin de desteği, devletin de onlara desteği ile AKP iktidarında başarıya ulaşmış gözükmektedir.

A- Konu ile ilgili haberler:

1) İTO (İstanbul Ticaret Odası) Mustafa Kemal’in 1928 yılında CHF 2. Kurultayında TBMM’de okuduğu ilk basımı eskimez harflerle yapılan NUTUK isimli eserinin tıpkıbasımını ve bu günkü harflerle aktarımını yayınladı. İTO başkanı Murat Yalçıntaş, ‘Atatürk’ü daha iyi anlamak için orijinal kaynaklardan okumak gerektiğini, bu nedenle NUTUK ilk baskısıyla yayınlanmıştır’ demiştir.

Atatürk bu nutkunu Çankaya köşkünde üç ayda hazırlamıştı. Bunun için gece gündüz çalışıyor ve uyku dahi uyumuyordu. 1919-1927 yılları arasındaki olayları Atatürk kendi açısından belgelerle kaleme almış ve Kurultay’da okumuştur.  (www.haberler.com/ito-tipki-basim-nutuk-cikardi-atamizi-iyi-haberi/)

2) Kemalizm’i İktidardaki AKP yaşatmaya devam etmektedir. (23 Nisan 2010) “Kral öldü yaşasın Kemalizm” şeklinde bu habere yer verilmiştir. AKP varlığını Kemalizm’i müdafaa ederek sürdürmektedir. 1997 yılına kadar Militer Kemalizm’i savunan ordu olmuştu. Askeriyenin Kemalist değerlerini “Sivil Kemalizm” olarak savunma görevini İslami bir parti olarak tanınan AKP olmuştur. AKP ayrıca Kemalizmin gereklerini yerine getirmiştir. Bu nedenle Askerî Kemalizm’e göre daha ılımlı olan, İslami değerlerle barışık, demokratik ve müreffeh bir Türkiye batı dünyası için daha iyi bir müttefik konumuna gelmiştir. (Zaman, 24 Nisan 2010 / Dış Haberler Servisi) » Devamını Oku: Kemalizm ve Dindar M. Kemal Siyaseti

Ahir Zaman ve Süfyan Cereyanı

29 Nisan, 2010

Eleştiri-Yorum Araştırma Merkezi

Ahir zamanda din ve İslamiyet aleyehine iki müthiş cereyan hükmeder. Birisi “İnkar-ı Uluhiyet davası ile çıkan Deccalizm… İkincisi ise “Şeriat-ı Muhammediye’yi tahrip edecek olan Süfyanizm cereyanıdır. 

Bediüzzaman hazretleri “Onun mahiyetinin ne olduğunu, en başta ve en ziyade alâkadar ve en son ondan vazgeçecek adamların ellerine katî hüccetler gösteren ve ispat eden Risale-i Nur geçmesi, kemâl-i merak ve dikkatle okunması öyle bir hâdisedir ki, bizler gibi binler adam hapse girse, hatta idâm olsalar, din-i İslam cihetiyle yine ucuzdur” (Şualar, 2005, s.534) buyurarak bu cereyanın mahiyetinin anlaşılmasının önemini ifade eder.

Bu cereyanların temsilcileri vardır ve onların arkasından giden milyonlar gafil biçâre insanlar ve Müslümanlar bulunmaktadır. Bediüzzaman vazifesi itibarıyle “Şeriat-ı Muhammediye’nin hakkaniyetini ispat etmek ve ihya etmekle mükellef olduğu için muhatabı ve mücadele alanı Şeriat-i Muhammediye’nin kaldırılarak yerine “Batı Hukuk sisteminin” getirilmeye çalışıldığı ülke olan Türkiye ve bunu devrimleri ile yapan Mustafa Kemal’dir. » Devamını Oku: Ahir Zaman ve Süfyan Cereyanı

AKP ve Kemalizm

23 Ocak, 2010

akp4yi6Kemalizm, Atatürkçülük ve Atatürkçü düşünce ekseninde siyaset yapmak, devrimlerini ve ilkelerini korumaya çalışmak ve kökleşmesini sağlamaktır. Başta akıl ve bilimi esas alması ve çağdaş uygarlığı hedeflemesidir. 1930’larda uygulamaya konan “Kemalizm” CHP’nin 9 Mayıs 1935’te toplanan IV. Kurultayında kabul edilen 1935 Programında “Kamalizm” olarak kabul edilmiştir.

Kemalizm’in ilkeleri “cumhuriyetçilik, devrimcilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik ve Lâiklik” olmak üzere altı tanedir. Ancak bu ilkeler gelişen dünyaya göre yeniden yorumlanarak uygulanmaya ve korunmaya çalışılır. Hükümetlerin görevi de bu ilkeleri “Kemalist” düşünce yapısına göre uygulayarak topluma kabule ettirirler. İç ve dış politikalarını bu ilkelere göre belirlerler.

Ülkede Kemalizm’in koruyucusu “Atatürkçü Cumhuriyeti” koruyup kollamayı kendisine emanet olarak alan kahraman ordumuzdur. Kemalizm ile Demokrasi birbiri ile çelişen iki kelime ve kavramdır. Kemalizm’de tek adam zihniyeti ve ideolojinin korunması ve benimsetilmesi vardır. Demokraside ise çoğulculuk ve her çeşit düşünceye saygı ve tüm fikirlere eşit mesafede yaklaşım söz konusudur. Kemalizm’in başka düşünce ve fikirlere tahammülü yoktur. Bu nedenle daima demokrasiye darbe planları yapar ve zamanı gelince uygulamaya koyar. 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül ve 28 Şubat Kemalizm’in ürünüdür.

Her darbe kendi yasalarını ve hükümetlerini çıkarmıştır. 27 Mayıs hem Anayasa’sını hem partisini hem de hükümetini çıkarmıştır. Millet Partisi’ni 12 Mart Milli Selamet Partisi’ni, 12 Eylül hem Anayasasını ve ANAP’ı ve 28 Şubat AKP’yi doğurmuştur. » Devamını Oku: AKP ve Kemalizm