Yazdıklarımızın ancak onda biri “günlük siyaset”le ilgilidir. “Ankara kulisi” kıvamındaki yazıların oranı ise, yüzde bir bile değildir. Buna rağmen, bizi yine de “siyasetle çok ilgileniyor” diye tenkit eden, serzenişte bulunan kardeşlerimiz var.
Bu meyanda ayrıca kudsî bir ölçüyü hatırlatıyorlar ki, Tarihçe–i Hayat’ta zikredilen bu ölçü şu sözlerle ifade ediliyor: “Şeriat, yüzde doksan dokuz ahlâk, ibadet, âhiret ve fazilete aittir; yüzde bir nisbetinde siyasete mütealliktir. Onu da ulûlemirlerimiz düşünsünler.” (Age, s. 59)
Benim âcizane hayret ettiğim husus, siyasete alabildiğine bulanmış, hatta boğazına kadar girmiş olanların “yeis ânında” tutup bu sözü bize hatırlatmaya, yahut ders vermeye kalkışmasıdır.
Nitekim, aynı siyasî kulvarda at koşturan bazı dostlar da, yine “yeis ânında” tutup Hz. Üstad’ın “Euzubillahimineşşeytâni vessiyaseti” sözünü, adeta—hâşâ—joker gibi kullanarak karşımıza çıkıyorlar.
Yani, gayet eminim ki, eğer siz bu dostların dümen suyuna gitseniz, onların siyasî fikrini kabul etseniz, size bu tür hatırlatmaları kat’iyyen yapmazlar. » Devamını Oku: Siyaset ve Demokratlık…

Siyasetin doğruları ve yanlışları üzerinde bir nebze düşündüğümüz zaman yaşanan tecrübelrei de dikkate alarak bazı çıkarımlarda bulunmak mümkündür. Bunları kısaca sıralayacak olursak:
şeylerdir. Bunun için iktidar “Gözünü açmalı” ve “muhaliflerine göz açtırmamalıdır.” Aşağıdaki hususlara dikkat etmelidir.




