Posts Tagged ‘Tansu ÇİLLER’

Tansu Çiller Haklı…

Ocak 10th, 2011

Mustafa CAN

Tansu ÇİLLER yöneticilerden samimiyet bekledi. Ama bu samimiyeti göstermediler. Dolayısıyla doğru olanı yaptı ve partiye zarar vermemek için aday olmadı ve akıllıca davrandı. Tebrik ediyorum.

Bir parti sadece lideri ile başarılı olmaz, tavandan tabana lidere sadakat, bağlılık ve gayret ile olur. Dolayısıyla partinin lideri şapka gibidir. Sağlıklı bir vücut olmazsa şapkanın yenilenmesi kişiyi sağlığa kavuşturmaz. Bu nedenle partinin kendisi önemlidir, lideri de buna göre başarılı olur veya olmaz. Her şeyi liderden beklemek doğru olmadığı gibi, başarısızlığın tamamını lidere yüklemek de kolaycılık ve gayretsizliktir. Bir de lidere ihanet olursa ve menfaat kavgaları bulunursa lider kim olursa olsun başarı gösteremez. Partide herkes lider gibi çalışmalı ve kim seçilirse seçilsin sadakatle çalışmalıdır.

**

Tansu ÇİLLER’in Roprtajı ve Mesajı:  (Erhan Öztürk’ün röportajı)

Eski Başbakan Tansu Çiller, 15 Ocak günü yapılacak olan Demokrat Parti’nin kurultayı öncesi “Partinin başına geç” daveti üzerine, yıllar süren suskunluğunu bozdu ve Yeniköy’deki yalısında aday olmayacağını açıkladı. Çiller, “Bana yapılan sanal bir davettir. Kavgayı yaparım. Yine yaparım. Mesele bu defa bunu yapacaksam bütün arkadaşlarımla, takım olarak yapmalıyım. Arkamdan bir daha hançerlenmek istemiyorum. Bu nedenle kararım kesin dönmüyorum” dedi.

Çiller Dönmeli…

Aralık 2nd, 2010

Mustafa CAN
Türkiye Demokrat Menderes’ten sonra Baba Demirel ile şaha kalktı ve 1965-1980 döneminde üretime yönelik büyük yatırımlar yaptı. Altyapı çalışmaları olarak Üniversiteler, Yollar, Barajlar ve Fabrikalarla ülkeyi donattı. 1980 sonrasından ise ülkede tüketime yönelik, israfı ve lüksü teşvik eden yatırımlar yapılarak DP ve AP’nin yani Menderes ve Demirel’in mirası “mirasyedi yaramaz çocuklar” olan Özal ve Erdoğan tarafından hovardaca harcandı.
Baba mirasını harcayan yaramaz çocukların etrafını saran yiyicilerin onları alkışlayarak göklere çıkarması işi bilmeyen kuru kalabalıkları çok kolay yanıltabilir. Ama sonuçta miras bitince herkes çil yavrusu gibi dağılır ve “Önce alkışladılar, sonra öldürüldüler” denen dünya liderlerinin yanında yerlerini alırlar. Olan ülkeye ve israfa alıştırılan beceriksiz çocuklarına olur. 

Ne yazık ki 1980 ihtilalinden sonra Kenan EVREN tarafından çivisi çıkarılan Türkiye o hızla 30 sene yol aldı. Ama bu günün işsiz ve mutsuz milyonları bu otuz senenin ürünü değil de acaba 1950 ile 1980 yıllarının ürünü müdür?

Bu gün gelecek kaygısı taşıyan milyonlarca gencimiz ve üniversite mezunumuz ve Liselerimizde bin bir ümitle okuyan ve önümüzdeki on senenin işsizler ve mutsuzlar ordusuna katılması kaçınılmaz olan milyonlarca gencimize ümit verecek liderlerimiz var mı? » Read more: Çiller Dönmeli…

Dinde İdareci Kadın

Kasım 27th, 2010

M. Ali KAYA

Yüce Allah’ın Kur’an-ı Kerimin 27. suresi olan Neml Suresinde 16 – 44 ayetleri arasında 27 ayeti ile, 27 yıllık saltanat ve  idareciliğini  överek anlattığı  Belkıs’ın kıssasının hülasası şudur:

“Seba Melikesi” olarak anılan Yemen kraliçesi Belkıs Binti Şerahil, Yemen ülkesini parlementer sistemle idare etmektedir. Danışma meclisinde 312 milletvekili vardır. Her bir milletvekili 10 bin kişinin temsilcisidir. Demek 3 milyon 120 bin tebaya hükmetmektedir. Ancak bir olan Allah’ı tanımadıkları, bilmedikleri için güneşe tapmaktadırlar.

Aynı dönemde Şam’da bulunan ve o zamanda bilinen dünyaya hükmeden Süleyman (AS) demir ve bakırın keşfi ile sanayide ve teknolojide çok ileri seviyeye ulaşmış, Allah’ın kendilerine ihsanı ve lütfü ile Rüzgarı emrine vermiş, bir-iki, aylık mesafeyi, bir günde gider, teftiş eder gelirdi. Hayvanların dilini bilir, cinleri teshir eder ve onlardan ordular teşkil ederdi.

Süleyman (AS) Yemen tarafına yaptığı bir seferde kuşları toplar, içlerinde “Hüdhüd” kuşunu göremez. Hüdhüd kuşunu çöllerde su bulmak için istihdam ederdi. Geldiği zaman derhal kendisini görmek ister. Ona neden geç kaldığını sorar.

Hüdhüd: “Ben Yemen’de bir idareci kadının büyük bir saltanatta, yüce br tahta oturarak devletini idare ettiğini gördüm. Ancak onların Allah’ın bu nimetlerini görüp de Allah’a değil, güneşe taptıklarını hayret ederek gördüm” der. » Read more: Dinde İdareci Kadın

Devlet ve Terör

Haziran 24th, 2010

Mustafa CAN

Terör neden azdı?

Dağdaki terör şehirlere neden indi?

Herkes bunu sorgulamakta… İktidar teröristlere “taşeron” demektedir. Müteahhitleri dışarıda olduğunu söylemekle yetinmektedir. Sonra da demokratik gelişmeleri baltalamak için tahrik edildiğini söylemektedir. Tam bir acizlik ifadesi…

**

Terör içimizde her gün can almaya devam etmektedir. On sene sonra Tansu ÇİLLER ve Mehmet AĞAR formülüne geri dönüş yapılmaya çalışılmakta ve “Çare asker değil, Çevik Kuvvete dönelim” teklifi geliyor ve hükümet buna sarılıyor; ama “Polis olduğu için şehir içinde valiye bağlı görev yapabilir” deniyor. İlin valisi isterse görevlendirir dağa da gider” deniyor… » Read more: Devlet ve Terör

hits counter