Tekel İşçileri

7 Şubat, 2010 yapan admin Yorum Yazın »

Tek8FAel işçileri haklarını aramak için iki aya yakın Ankara’da Türk-İş Sendikası önünde eylemlerine devam etmekteler. Hükümet kendilerini haklı bulmadığı için anlaşmaktan kaçınmakta ve bundan sonraki eylemlere gerekçe olmaması için hiçbir isteklerini kabule yanaşmamaktadır.

Burada hükümet kendi açısından, tekel işçileri ise kendi açılarından haklı görünmektedir. Hoca’nın fıkrasında olduğu gibi kimi dinlerseniz kendimizi “Haklısın” ve “Sen de haklısın” demek zorunda hissetmekteyiz.

İşin birkaç yönü vardır:

Birincisi: İktidar bu durumu güç kavgası olarak görmekte ve işçilere istediklerini vermemekle gücünü ispat etmek istemektedir.

İkincisi: Kamu kaynaklarının kullanımı açısından meseleye yaklaşanlar da çalışmadıkları halde iki seneye yakın asgari ücretin iki-üç katı maaş alamaya devam etmekte ve bunun emekliliğe kadar devamı için mücadele etmektedirler. Bir taraftan da asgari ücretle iş aradıkları halde bulamayan milyonlar sırada beklemektedir. Bunların önemli bir kısmını üniversite mezunu teşkil etmektedir. Bu nedenledir ki Başbakan “yetimlerin hakkını kimseye yedirmem” diyerek Tekel işçileri ile anlaşmaya yanaşmayacağını ifade etmektedir.

Üçüncüsü: Tekel işçileri kamuda kalmayı tercih ederek özel sektörde çalışmaya razı olmamışlardır. turk-is, 23418Çünkü kamu işçisi ile özel şirket işçisi arasında üç katına yakın maaş farkı vardır. Artı kamuda iş güvencesi vardır; özel sektörde ise işçi yarın ne olacağını bilemez. Bu bakımdan işçilerin direnişleri anlaşılabilir bir durumdur.

Dördüncüsü: Hükümet özelleştirme kapsamında fabrikaları satmış ve işi bitirmiştir. Özel bir fabrikada olsa fabrika kapanırsa iş akdi sona erer ve işçi tazminatı ödenerek işten çıkarılır. Kamu işçileri oldukları için hükümet bütün yasal haklarını verdikleri halde Tekel işçilerini işsizliğe ikna edememektedir; ayrıca “4C Statüsünde” çalışmalarına da imkân vermektedir. Ama ne var ki işçiler bunu kabul etmemektedirler. Hâlbuki 2008 Ekonomik Krizinden bu güne binlerce Özel Sektör çalışanı işlerini kaybetmiş ve hiçbir hak talebine cevap dahi alamamıştır. Bu durum maalesef kamu vicdanını rahatsız etmektedir. Bu da Tekel İşçilerine kamunun desteğini azaltmakta ve haksız duruma düşürmektedir.

Beşincisi: Tekel işçilerine verilen maaş devlet tarafından halktan alınan vergilerden verilmektedir. Devlet kamuda çalışan milyonlarca memur ve kamu çalışanına hak etmediğinden fazlasını vermektedir. Kamu çalışanı da devletin güvencesini istismar ederek görevini su-i istimal etmekte ve verimli çalışmamaktadır. Devlet çalışanlarının maaşlarını vermek için “Zam yapma” ihtiyacı hissederek onlara verilecek parayı tahsil etmekte ve bu paralar çalışan dürüst vatandaşların cebinden çıkmaktadır. Kamu kaynaklarının bu şekilde verimsiz harcanması da devleti ve vatandaşı ekonomik olarak zor durumda bırakmaktadır. Bu böyle devam ederse ülkenin geleceği daha da zora gireceği kesindir. Hükümet bu açıdan kendisini haklı konumda görmektedir. Kamu maliyesinden tasarruf yapabilmesi ve gelecekte yapılacak özelleştirmelere örnek olmaması için hükümet haklı olarak Tekel işçilerinin eylemlerine sıcak bakmamakta ve istediklerini vermeyeceğini deklare etmektedir.

Bu durumda Tekel işçilerinin tek seçeneği 4C Statüsünü kabul ederek hükümetin ortaya koyduğu şartları kabul etmektir.

Bu Yazıyı Paylaş:
  • Print
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Live
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Twitter
Reklam

Yorum yapın